Ana içeriğe atla

Arap dünyası için Türk modelinin çöküşü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aleyhindeki yolsuzluk iddiaları Türkiye’nin Orta Doğu'da son kalan destekçilerini de yitirmesine yol açıyor. İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.

A statue of modern Turkey's founder Ataturk and a mosque in the background are pictured in a square where Turkish Prime Minister Tayyip Erdogan (not pictured) is to attend an election rally of his of ruling AK Party (AKP) in Kirikkale, central Turkey March 4, 2014. Turkey will hold municipal election on March 30. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS ELECTIONS TPX IMAGES OF THE DAY) - RTR3G17X

Geçen otuz yıl içinde sayısız kez gittiğim ve tarihi aile bağları nedeniyle büyük bir yakınlık duyduğum Mısır'a dair kişisel tecrübelerime göre, bu önemli Arap ülkesinin Türkiye yönelik hissiyatı en hafif tabiriyle “değişkendir”. Diğer Orta Doğu ülkelerine ilişkin tecrübelerim de Türkiye'ye dair genel Arap yaklaşımının küçümseme ve hayranlığın tuhaf bir karşımı olduğu yönündedir.  

İslami bakış açısına, bilhassa da Müslüman Kardeşler üyelerine ve yandaşlarına göre, Türkiye, Mustafa Kemal Atatürk'ün Batılılaştırma reformlarıyla İslami ruhunu yitirmiştir. Ağırlıklı Müslüman nüfusuna karşın Batı tipi bir demokrasi hedefleyen bir Türkiye, Müslüman Kardeşler'in savunduğu pek çok şeyin anti-tezi gibi değerlendirilir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arap Bahar'nın 2011’deki en canlı günlerinde, Mısır'a yaptığı laik Anayasa çağrısına Müslüman Kardeşler'den gelen sert tepki de bunu ortaya koyar. Erdoğan laikliğin ateizm demek olmadığını ve bütün inançlara eşit mesafede duran bir yönetim sistemi olduğunu vurgulamıştı.

Müslüman Kardeşler'le bağlantısı olmayan laik yönelimli Müslümanlar ve Hristiyan Mısırlılar Erdoğan'ın bu çağrısını memnuniyetle karşılamıştı. O zamanlar Türkiye'yi Batı tipi bir demokrasi olarak gören ve  Arap Baharı için önemli bir örnek teşkil ettiği düşünen Avrupa ve ABD de Erdoğan'ın çağrısını olumlu bulmuştu.  

Ne var ki, Erdoğan bu çağrısında ısrarcı olmadı, konuyu orada bıraktı. Mısır'ın ilk demokratik seçimlerinde Muhammed Mursi'nin Cumhurbaşkanlığını ve Müslüman Kardeşler'in iktidarını destekledi. Erdoğan, Mursi ve Müslüman Kardeşler yönetiminin bilhassa da yeni Anayasa çalışmalarında sergiledikleri aşırı İslamcı ve anti demokratik eğilimleri ve yeni Anayasa'nın topluma dayatılma şeklini de eleştirmedi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish