Ana içeriğe atla

Kırılan son testi: Caferiler

Türkiye’de siyasetin yüksek gerilimi Türkiyeli Şiileri (Caferiler) de çarptı. Devletin şüpheyle yaklaştığı Caferiler, Gülen’e çatarken Şiiler için ‘yalancı’, ‘iftiracı’ ve ‘fitneci’ diyen Erdoğan’a kızgın.

Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan addresses the crowd during an opening ceremony of a new metro line in Ankara  March 13, 2014. A defiant Prime Minister Tayyip Erdogan, already battling a damaging corruption scandal weeks ahead of elections, cast the latest unrest as part of a plot against the state. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS TRANSPORT CIVIL UNREST) - RTR3GWD4

“Başbakan bu kez de onları kırdı.” Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yolsuzluk dosyalarının ifşa edilmesinden sorumlu tuttuğu Gülen Cemaati’ni hedef alırken Şiileri de rencide etti. Erdoğan, bir TV programında"Bunlar bir defa 3 tane önemli hasleti var, takiyye var, yalan var, iftira var, üçünün neticesi fitne var, fesat var, bunlar Şia’yı geçmiş vaziyette. Şia bunların eline su dökemez. Yalan hakeza” ifadelerini kullandı.Birçok haber sitesi bu sözlerin yarattığı tepkiyi bu başlıkla verdi. İncitilme sırası Caferilerdeydi.

Kendilerini 6. imam Cafer-i Sadık’a atfen Caferi olarak tanımlayan Türkiyeli Şiiler, şimdi özür bekliyor. Caferilerin sivil örgütleri Caferi-Der ve Caferi Alimler Birliği (CABİR), başbakanının bütün vatandaşların inançlarına eşit mesafede olması gerektiğini belirtip hukukun yöneticilerin inanç ayrımı yapmasını ve herhangi bir inanca hakaret etmesini suç saydığını hatırlattı. Caferi toplumunun meclisteki temsilcisi CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, Başbakan’ın Şia mezhebini ‘tahkir’ ederek ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçunu işlediğini belirterek “Erdoğan’ın kontrolden çıkmış bir halde ötekileştirici, ırkçı, mezhepçi yaklaşımı artık toplumsal barışımızı tehdit ediyor” diye çıkıştı.

Caferilerin İstanbul’da planladığı protesto gösterisi ise son anda iptal edildi. Caferi-Der Başkanı Sinan Kılıç nedenini Al Monitor’a şöyle anlattı: “Okmeydanı’ndaki atmosfer ve Burak Can’ın öldürülmesi gösterdi ki Türkiye tehlikeli sürece götürülmek isteniyor. Böyle bir ortamda sokak eylemleri provokatörlere malzeme verir. Kör kurşun bir evladımızı öldürürse Alevileri-Caferileri tutmamız mümkün olmaz. Cin şişeden çıkar, ülkemiz zarar görür.”

Caferi toplumundan gazeteci Mahmud Gök ise Al Monitor’a Caferilerin tepkisini şöyle aktardı: “Bu ülkenin asli unsuru olan Caferilerin üç kağıtçı, iftiracı ve yalancı olarak nitelendirilmesi çok yaraladı. Öfke var. Caferiler başbakanın tarif ettiği gibi bir topluluk asla olmadı. Aksine Caferiler nifak çıkmasın diye kendi haklarından feragat eden bir inanç topluluğu. Bu sözleri kasıtlı olarak söylediğini sanmıyorum; bunlar Şiiler hakkında kirli bilgilerin ve bilinçaltının yansıması.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish