İstanbul Atatürk Havaalanı’nda 28 Haziran’da gerçekleşen vahim saldırının ardından Türkiye’de IŞİD tehdidine karşı teyakkuz arttı. Polis örgütün gizli hücrelerine yaptığı baskınlarda 20’den fazla şüpheliyi tutuklarken, silahlı kuvvetler de Suriye içindeki IŞİD mevzilerini top atışlarıyla ve havadan vurmaya başladı. Bir diğer deyişle, Türkiye geç de olsa nihayet artık tüm dünyayı tehdit eden bu terör örgütüne karşı daha aktif bir tavır sergilemeye başladı.
Öte yandan, Türkiye’nin IŞİD’e karşı fikri bir mücadele de yürütmesi gerekiyor. Oysaki ülkedeki hakim yönetici sınıfın entelektüellerinin bunu yapmaya ne fazla niyeti ne de yeteneği varmış gibi görünmüyor. Sebep, IŞİD’e ya da yaptığı katliamlara hoşgörü göstermek değil elbette. Sebep Türkiye’deki Müslüman kanaat önderlerinin meselenin özünü görmezden gelip, sorunu Batı’nın İslam’a karşı bir komplosu olarak geçiştirmesi.
Bu eğilim, bilhassa iktidar yanlısı basında ön plana çıkıyor. Güncel bir Al-Monitor makalesinde de anlatıldığı gibi havaalanı saldırısının ardından hükümet yanlısı basında suçu “CIA”e yükleyen pek çok yazı yayımlandı. Dahası, IŞİD’in kendisi de Batı’nın Orta Doğu’daki gerginlikleri körüklemek ve emperyalizmini genişletmek için ürettiği bir Truva Atı olarak resmediliyor.
Bu anlatının son ürünlerinden biri, “DAİŞ 3. Dünya Savaşı'nın Deşifresi” başlıklı kitap. TRT Spikeri Betül Soysal Bozdağ tarafından hazırlanan kitapta çoğu doğal olarak hükümet yanlısı olan 19 akademisyenle yapılan söyleşiler yer alıyor. İyi bir reklam kampanyasıyla tanıtılan kitabın tanıtım filminde şu ifadeleri dinliyoruz:
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.