Suudi ordu sözcüsü Tuğgeneral Ahmed Asiri, 4 Şubat’ta Suudi Arabistan’ın İslam Devleti (İD) ile savaşmak üzere Suriye’ye kara gücü göndermeye hazır olduğunu açıkladı. Suudi Arabistan, eylül 2014’ten bu yana ABD öncülüğündeki İD karşıtı koalisyonun parçası. Ancak Suudi Arabistan’ın yaklaşık bir yıl önce Yemen’deki İran destekli Husi isyancılara karşı başlattığı savaş ülkenin önceliklerini değiştirdi ve İD’e yönelik hava operasyonları azaldı. Suudiler aralıkta da Müslüman ülkelerden oluşan yeni bir İD karşıtı koalisyona önayak oldu. Stratejik olarak muğlaklığını koruyan bu girişim, Suudi rejiminin baş düşmanı İran’a karşı Müslüman dünyadan destek toplamaya yönelik yeni bir teşebbüsü olarak yorumlanabilir. Suudi Arabistan şimdi de İD’e karşı mücadele gerekçesiyle Suriye’deki tehlikeli sulara kara gücüyle girmeye hazır olduğunu söylüyor. Bu açıklamanın niçin yapıldığını anlamak önemli.
Suudi Arabistan’ın İD’e yönelik 2014’te düzenlediği saldırılar birçok gözlemci tarafından sembolik bir hareket olarak görüldü. Buna göre krallık uluslararası topluma terörle mücadelede kararlı olduğunu göstermek istiyordu. Zira Suudilerin Suriye’de çeşitli radikal isyancı gruplara verdiği destek ve İD ideolojisi ile Suudilerin radikal İslam yorumları arasındaki benzerlik Suudilerin terörle mücadele iradesini sorgulanır hâle getirmişti. Dolayısıyla kimi uluslararası gözlemcilerin Suudi rejiminden giderek kuşku duyduğu bir dönemde krallık İD’i hedef alan hava saldırılarına başladığını duyurdu. Ara sıra düzenlenen bu saldırılar Kral Abdullah’ın hâlâ tahtta olduğu günlerde gerçekleşti. Ancak kralın vefat ettiği 2015’in ocak ayına gelindiğinde operasyonlar fazlasıyla seyrelmiş ve hem yerel hem uluslararası basında duyulmaz olmuştu.
Güneyindeki Yemen’de daha önemli bir savaşla meşgul olan Suudi rejimi için İD’le mücadele kenara itilmiş bir öncelik hâline geldi. Yemen’de doğrudan askeri müdahale dönemini ocak 2015’te tahta çıkan Kral Selman Bin Abdül Aziz El Suud başlattı. Yemen savaşı, savunma bakanlığına ve ikinci veliaht prensliğe atanan Kral’ın genç oğlu Muhammed Bin Selman’ın odaklandığı başlıca mesele oldu.
Suriye’ye kara gücü gönderme vaadi medyada büyük gürültü koparmış olsa da Suudi Arabistan’ın ciddi bir güç göndereceği şüpheli. Anımsatmak gerekir ki Yemen’e tek başına girmekte isteksiz görünen Suudi rejimi, kara gücü göndermeye gönüllü bir Arap koalisyonu kurmakta epey zorlandı. Rejim, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine bel bağlarken KİK dışında ancak bir avuç ülkeden destek sözü alabildi. Görünen o ki Suudiler Mısır gibi büyük Arap devletlerini Yemen’de bir kara harekâtına aktif şekilde katılmaya ikna edemedi. Pakistan da kendi iç siyasi gerekçeleriyle Suudilerin savaşına katılmakta gönülsüz oldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.