Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 25 Ekim’de siyasi konularda “Baş Danışmanı” olarak açıkladığı isim oldukça kayda değer bir kişiydi: Etyen Mahçupyan.
Bu atama, genel olarak, akıllıca bir karar olarak değerlendirildi Türkiye’de. Zira Mahçupyan gazetedeki köşesi ve düzenli olarak katıldığı televizyon programlarıyla Ak Parti’nin en zor zamanlarında en tutarlı ve sofistike savunucularından biri olarak temayüz etti. Ayrıca, Ermenilere yönelik 1915’teki etnik temizliğin yüzüncü yıl dönümü arefesinde, hükümetin yüksek kademelerine bir Ermeni’nin atanması da isabetli bir adım olarak yorumlandı.
Etyen Mahçupyan, Ak Parti’yi, Kemalistlere karşı desteklemiş “seküler liberal”lerden birisidir. (Bu arada kendisini “liberal” değil “demokrat”olarak tanımladığını ve bu farkın altını çizdiğini vurgulayalım.) Ancak Ak Parti’nin otoriterleştiğini düşünerek hayal kırıklığına uğrayan liberallerin çoğu geçen yıl birkaç yıl içinde hükümeti eleştirenlerin, hatta yüksek sesli muhaliflerin saflarına katılırken, Mahçupyan’ın Ak Parti’ye verdiği destek sabit kaldı. 2014’e damga vuran Ak Parti ile Gülen hareketi arasındaki siyasi kavgada da Mahçupyan desteğini açıkça Ak Parti’den yana koydu ve geçen haziranda da Zaman gazetesindeki köşesini bırakarak Akşam’a geçti.
Ne var ki, Mahçupyan’ın tam da bu tutarlı ve sofistike yönü Ak Parti’deki bazı siyasetçilere fazla geldi. 25 Kasım’da katıldığı CNNTurk yayınında hükümete ilişkin pek çok zorlu soruyu yanıtlayan Mahçupyan konu yolsuzluğa gelince “yolsuzluklar tamamen palavra değil” diyerek şöyle devam etti:
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.