Türk entelijansiyasının, bilhassa da Türk solcularının konu "siyasal İslam" olunca dillerinden düşürmedikleri bir kavram vardır: "ABD'nin yeşil kuşak projesi."
Bununla kast ettikleri, ABD'nin Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehlikesine karşı bazı İslamcı gruplara ve rejimlere verdiği destektir. Bilhassa 80'li yıllarda Afganistan'ın Kızıl Ordu tarafından işgaline direnen "mücahitler"dir konu. Bugünkü olumsuz "cihatçı" imajının aksine o zamanki "mücahitler" Sovyet zulmüne direnen "özgürlük savaşçıları" olarak algılanmıştır ABD tarafından ve desteklenmiştir. (Bu algının Hollywood yansıması olarak "Rambo III" filmi görmeye değerdir.)
Fakat Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan çekilmesi, hemen ardından da çökmesiyle birlikte bu devir kapandı. Dahası, koskoca SSCB'yi tek başlarına yıktıklarını düşünen "mücahitler"in bir kısmı, öteki süper gücü de de dize getirebileceklerine inandılar. El Kaide'ye giden yol böyle açıldı.
Kısacası ABD'nin 80'lerin şartları içinde, tüm dikkatini Başkan Reagan'ın "şeytan imparatorluğu" olarak nitelediği SSCB'ye teksif ederek yürüttüğü bir siyaset sonradan ters tepti. Washington, kendi eliyle güçlendirdiği "mücahitler"in bir zaman sonra kendi aleyhine döneceğini hesaplayamadı. Bu haliyle, olay, siyasetin çok ıskalanan kurallarından biri olan "öngörülmeyen sonuçlar" çok tipik bir örneğiydi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.