Lübnan’daki Dürzi toplumu, bölgeyi sarsan Müslümanlar arası çatışmada bugüne dek hep kenarda durdu. Ancak İslam Devleti’nin (İD) Lübnan’da etkili olmaya başlaması, Dürzilerin karşısına ciddi bir ikilem çıkarıyor: Bir tarafta İD’in oluşturduğu tehdit, bir tarafta Hizbullah’la sıkıntılı geçmişleri var.
Kuzey Lübnan, ordu ile Nusra Cephesi ve İD bağlantılı radikaller arasındaki çatışmalarla sarsılırken Dürzi militanlardan oluşan küçük bir birlik Metn Dağı’nın yemyeşil bir vadisinde canlı atış ve muharebe eğitimi alıyor.
Muvahhidun (Birleştiriciler) olarak da anılan ve Lübnan nüfusunun yüzde 5’ini oluşturan yaklaşık 250 bin kişilik Dürzi toplumu, Lübnan Dağı, Şuf bölgesi, Bekaa Vadisi ve güney Lübnan’a dağılmış durumda. Hamza İbn Ali tarafından kurulan Dürzilik, İslamiyet’le Sufiliğin batıni bir yorumuna dayanıyor. Dürzi toplumu, Lübnan iç savaşında da yer alan sert savaşçılarıyla tanınıyor.
Güvenlik sebebiyle gerçek adını kullanmadan Ebu Âlâ diyeceğimiz bir Dürzi askeri eğitmen Al-Monitor’a şöyle konuşuyor: “Güvenlik durumu günbegün kötüye giderken hiçbir şey yapmadan oturmak bizim için büyük tehlike hâline geliyor. 1975’te iç savaş başladığında saldırılara hazırlıksız yakalanmıştık. Aynı hatayı bir daha yapmayacağız. En kötü ihtimale hazırlıklı olmamız lazım.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.