Ben Caspit, bu haftaki yazısında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Hamas’a karşı geniş çaplı askeri operasyon isteyen sertlik yanlısı kabine üyelerini dizginlemeye çalışsa da üç İsrailli gencin öldürülmesiyle başlayan krizi Filistin birlik hükümetini çökertmek için bir fırsat olarak gördüğünü yazıyor.
Netanyahu’nun krizi mümkün mertebe kullanıp Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a mutabakatı sonlandırması için ağır baskı uyguladığını belirten Caspit, şöyle devam ediyor: “Netanyahu’nun amacı, tam olarak net değil. Ne de olsa Filistinlilerle yaklaşık bir yıl önce başlayan müzakerelere epey gönülsüzce, sanki zorlanmış gibi girdi. Hamas ile El Fetih arasındaki uzlaşı, Netanyahu’ya uluslararası alanda haklılık kazandırdı ve diplomatik görüşmeleri dondurması için ona harika bir gerekçe sundu. Eğer uzlaşı gerçekten bozulursa, uluslararası toplum müzakerelerin yeniden başlamasını isteyecek ve dolayısıyla baskıyı da tekrar artıracak. Buna rağmen Bibi (Netanyahu) tam gaz bastırıyor.”
Geoffrey Aronson’a göre ise Hamas üzerindeki baskı, Abbas ve bizatihi Filistin Yönetimi için daha geniş kapsamlı bir tehdit anlamına gelebilir. Abbas, kaçırılan İsrailli gençler konusunda İsrail ile güvenlik iş birliğini savunan 18 Haziran tarihli konuşmasıyla, kimi Filistinli kesimlerden zaten büyük tepki toplamıştı.
Asmaa Al-Ghoul’un aktardığına göre Abbas, kaçırılma olayı sırasında birçok Filistinli tarafından İsrail ile iş birliğine aşırı istekli görüldü, Abbas destek kaybederken Hamas’ın desteği arttı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.