Ana içeriğe atla

Erdoğan'ın sosyal medyayla Don Kişot’vari mücadelesi

Başbakan Erdoğan’ın Twitter ve YouTube’a karşı verdiği savaş, hükümetin uluslararası alandaki itibarını sarsacak. İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.

Protesters hold placards depicting Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan as a cat during a demostration in front of  the Supreme Electoral Board (YSK) in Ankara April 2, 2014. Riot police set up barricades as Turks continued to protest, demanding a partial recount in national polls that saw Prime Minister Tayyip Erdogan's ruling party sweep the electoral map. The placards read, "cat enters the transformer unit", referring to a statement by Energy Minister Taner Yildiz blaming cats for the reason behind the

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan interneti tamamen hükümetin kontrolüne, sosyal medyayı da ayakları altına almadan rahat edemeyecek. Başbakan 30 Mart yerel seçimlerinde kazandığı güçlü zaferi bu yolda kullanmaya niyetli olduğunun sinyallerini de verdi. Ancak bunu yaparken kullandığı yöntemler, Batı’nın gözünde, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü sarsan adımlar olarak yorumlanmaya mahkum.

YouTube'a erişim yasağını hem laikler hem de AKP'nin muhalifleri tarafından saygı duyulan bir figür olan Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret gerekçesine dayandıran hükümet bu durumun ortaya çıkardığı tuhaflığı umursamıyor. Üstelik yasağın kaldırılmasına hükmeden bir mahkeme kararı da söz konusu.  

Twitter'a erişim engelinin derhal kaldırılmasına oy birliğiyle hükmeden Anayasa Mahkemesi kararını reddeden Erdoğan, kabine üyeleri ve parti hukukçuları şimdi kararı kötülemek için gerekçe arıyor. Ancak bu tutumları Twitter yasağını VPN yani sanal özel ağ kullanarak ilk delenlerden biri olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün pozisyonuyla zıt. Erdoğan yüksek mahkemenin 2 Nisan'daki kararına saygı duymadığını açıklarken, Gül, kararla gurur duyduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi'nin 17 üyesinden 10'unun kendisi tarafından atandığını anımsattı.

Gül 3 Nisan'da gerçekleştirdiği Kuveyt ziyareti sırasında kendisine eşlik eden gazetecilere şöyle konuştu: "Evrensel hukuku esas alarak karar veriyorlar. Bu mahkemeye güveni artırır. Benim çok gurur duyduğum bir olaydır." Gül'ün bu açıklamaları, Erdoğan'ın yüksek mahkemenin kararının "milli olmadığı” yönündeki açıklamasıyla keskin bir tezat içinde. Zira Cumhurbaşkanı bu demeciyle kararlarını milli buyruklara göre değil, evrensel değerlere dayanarak aldıklarını açıklayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın arkasında durdu. Nitekim, bu değerleri güvence altına alan uluslararası anlaşmalara Türkiye de taraftır.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish