Irak’ta 30 Nisan genel seçimleri yaklaşırken yavaş yavaş bahisler açılıyor. Sandığın sadece Iraklılar için kurulduğunu sananlar yanılıyor. İşgal bittikten sonra düzenlenen ilk seçim, ABD’nin sözüm ona ‘demokrasi projesi’ için ne denli önemliyse bölgesel aktörler Türkiye ve İran için de o kadar mühim.
Başbakan Nuri Maliki’nin yeniden seçilmesi Türkiye için kâbus senaryosu. Bağdat’ta Al Monitor’a konuşan diplomatik kaynaklara göre Türkiye, Maliki iktidarda olduğu sürece ilişkilerin düzelebileceğine inanmıyor. Benzer hissiyat Maliki’de de var: O da Başbakan Tayyip Erdoğan’la birlikte ilişkilerin rayına oturmayacağını düşünüyor.
Türkiye, Maliki’nin Kanun Devleti’ne rakip İbrahim el Caferi’nin Milli Islah Hareketi, Ammar el Hekim’in Irak Yüksek İslam Konseyi ve Sadr Hareketi gibi Şii grupların Maliki’yi sahneden alacağı bir senaryoya bel bağlıyor. Ancak 270 parti ve 70 koalisyonun sandığa asıldığı bir siyaset manzarası ve Maliki’nin gücünü korumak için hala manevra alanına sahip olması öngörü yapmayı zorlaştırıyor.
Ayrıca konuştuğum Iraklılar, AKP hükümetinin eski Devlet Başkanı Yardımcısı Tarık el Haşim’e sığınma vermesinin Şiilerin Türkiye’ye olan ilgilerini olumsuz etkilediğini söylüyor. Yani Maliki’nin olmadığı Şii çoğunluklu hükümetin de Ankara’ya beyaz sayfa sunacağına dair bir garanti yok.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.