Belli stratejik konularda ABD-AB ve Rusya arasında sıkışıp kalan Türkiye’nin zor denklemlerine Çin de dâhil oluyor. S-400, Halkbank davası, Suriye’de Kürtler ve Doğu Akdeniz’deki manevralar nedeniyle ABD ile gerilim yaşayan Ankara, geleneksel ortaklarıyla ilişkilerini askeri ve ticari seviyede değerli kılarak kendine manevra alanları açmaya çalışıyor.
Kilidi açabilecek noktalardan biri, Ukrayna’da Rusya’ya karşı caydırıcılık inşa etmeye çalışan NATO’da öne çıkan bir Türk rolü. Türkiye insansız hava aracı temini ve askeri işbirliğiyle Ukrayna’ya destek sunarken NATO’nun Rusya’ya karşı oluşturduğu Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Kuvveti’nin (VJTF) komutasını üslenmiş bulunuyor.
Bir diğer “ayartma” hamlesi, Rusya’yı Karadeniz’de bunaltma stratejisiyle doğrudan ilintili olarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışmaya açma ya da bu anlaşmayı delme düşüncesiyle Kanal İstanbul projesini hızlandırma çabasıyla geliyor. Çin de tarihi fırsatı yakalamak için tam burada devreye giriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez 2011’de “çılgın proje” olarak ortaya attığı Kanal İstanbul’a Kuşak ve Yol Projesi kapsamında ilgi gösteren Çinli firmaların ihaleyi almak için yoğunlaştığı konuşuluyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.