Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mayıs 2019 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini 11 Temmuz’da açıklarken, uzun zamandır yaşanmayan bir gelişme yaşanıyor ve döviz dengesi ya da “cari işlemler hesabı”, mayısta 151 milyon dolar fazla verdi. Yıllık ya da son 12 aylık cari açık 2,4 milyar dolar ile 16 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu, Türkiye ekonomisi için kronik hale gelen bir açık -- geçici de olsa -- “out” demekti.
Bu verinin açıklanmasından üç gün sonra ise bir başka temel gösterge ile ilgili veri açıklandı: Bütçe açığı hızla büyümüştü. 2018 yılı Ocak-Haziran döneminde 46 milyar TL açık veren bütçe, 2019 yılı Ocak-Haziran döneminde 78,6 milyar TL açık vermişti. Yüzde 72’ye yakın bir açık artışı demekti bu. Sonuçta, döviz dengesi açığı “out” olmuştu ama bu kez başka bir denge, merkezi bütçe dengesi büyük bir açık vermiş, bütçe açığı “in” olmuştu.
Ülkelerin döviz açığı (cari açık) ile merkezi bütçe açıkları her zaman temel göstergeler arasında yer alır. Bu iki dengenin açık olarak bir arada olması, yani ikisinin de milli gelire göre yüksek açık oranlarına ulaşması, “ikiz açık” olarak adlandırılır ve ülke bu duruma gelmişse “başı belâda” diye nitelendirilir.
Döviz gelirleri, daha çok da ihracat ve turizm gelirleri, döviz harcamalarının (daha çok ithalat) çok altında kalan ülkeler, cari açık belâsına tutulmuş ülkeler olarak adlandırılır. Aralarında Türkiye’nin de olduğu “yükselen ülkelerin” cari açık sorunu kronik kabul edilir. Latin Amerika’da Arjantin, Meksika, Şili, Brezilya; Asya’da Endonezya, Hindistan; bir diğer yükselen Güney Afrika, Doğu Avrupa’da Rusya, Polonya, Çekya, büyüme yıllarında cari açık veren başlıca ülkeler olarak bilinirler.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.