İran ve ona bağlı gruplar ile ABD destekli İsrail’i karşı karşıya getiren son olaylar kıdemli bir Hollywood senaristinin elinden çıkmış gibi. 30 Haziran’ı 1 Temmuz’a bağlayan gece Suriye’de İran/Hizbullah hedeflerine yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı gerçekleşti. Yabancı medya bu yoğun, entegre saldırıyı İsrail Hava Kuvvetleri’ne atfetti. Batı medyasına göre ABD uçakları da eşanlı olarak Halep bölgesinde terör hedeflerini vurdular.
Anlaşılan o ki saldırıda bir El Kaide kolunun toplantı halindeki komutanları hedef alındı. İki hava operasyonu da bol miktarda Rus S-400 füzesinin bulunduğu bir bölgede gerçekleşirken bu füzeler aktive edilmedi. Suriye tarafı çok sayıda – daha az gelişkin -- uçaksavar füzesi ateşlediğini açıkladı. Füzelerden biri Kıbrıs Türk kesimine düşerek infilak etti. Bu, saldırgan uçakların batıdan, muhtemelen Lübnan hava sahasından, gelmiş olabileceğini gösteriyor.
ABD, Rusya ve İsrail ulusal güvenlik danışmanlarının 25 Haziran’da Kudüs’te gerçekleştirdikleri üçlü zirveden sonra Suriye’deki hedeflere ilk kez operasyon düzenlenmiş oldu. Bu satırların yazıldığı sırada Rusya’dan saldırıya herhangi bir tepki gelmemişti. Bu durum Rusya’nın ikili bir oyun oynadığı, yani kamuoyunun önünde İsrail’i kınarken perde arkasında saldırılara itiraz etmediği, hatta belki de teşvik ettiği tezini güçlendiriyor.
1 Temmuz sabahı toz duman dağılmaya başlamışken Mossad Başkanı Yossi Cohen her yıl düzenlenen Herzliya konferansında alışılmamış bir konuşma yaptı. Konuşma ağırlıklı olarak İran açmazına, yani İran’ın Suriye’de varlık tesis etme çabalarıyla, İsrail’in buna karşı ilan ettiği savaşa odaklandı. Mossad’dan sonra gözü siyasette olan Cohen’in zamanlaması mükemmeldi. Mossad Başkanı, Suriye tarafından İsrail’e atfedilen büyük bir hava operasyonunun sabahında konuşuyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.