“1944’te Kasım’ın 14’ünü 15’ine bağlayan gece yük trenlerine bindirildik. Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürüldük. Doğrusu o trenden asla inemedik.”
Hasan Memetoğlu’nun bu sözleri Ahıskalı Türkler için bitmeyen bir sürgünün ifadesi. Memetoğlu Orta Asya’dan sonra ikinci sürgün yerleri Ukrayna’dan 1999’da Türkiye’ye geldikten sonra iki yıl kaçak yaşamış, oturma izni aldıktan sonra da vatandaşlık için üç yıl daha beklemiş bir Ahıskalı.
Sovyet lideri Joseph Stalin’in emri ve İçişleri Komiseri Lavrenti Beria’nın planlamasıyla bugün Gürcistan sınırlarındaki Cevahati bölgesinde bulunan Ahıska’dan sürülenler bir daha evlerine dönemedi. Bir kısmı vatan bildikleri Türkiye’ye geldiler ama uzun süre vatandaş olamadılar. Şimdi vatandaşlık hakkı tanındı, bu kez de Kürt bölgelerine demografik müdahale ve seçim yatırımı tartışması başladı.
Ahıska sorununu anlamak için biraz geçmişe kapı aralamak şart. Sovyetler döneminde sürülen halkların rehabilitasyonu için 1956’da çıkartılan karar uyarınca Çeçenler, İnguşlar, Karaçaylar ve Balkarlar kendi topraklarına dönerken Kırım Tatarları gibi Ahıska Türkleri de evlerinin yolunu bir türlü bulamadı. Cevahati bölgesindeki yerlerine Ermeniler yerleştirilmişti. “Etnik çatışma çıkar” diye dönüşleri engellendi. Dillendirilmeyen gerekçe Ahıska’nın Türkiye sınırında olmasıydı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.