15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de ardı ardına çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin hedefinde akademi de vardı. Bugüne kadar çıkarılan KHK’lerle ülke çapındaki üniversitelerden 4 bini aşkın akademisyen ihraç edildi.
AK Parti iktidarı, akademideki ihraçlarda 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Gülen cemaatine sempati duyan kamu çalışanlarının hedef alındığını açıklamıştı. Zira 15 yıllık AK Parti iktidarı boyunca Türkiye genelinde onlarca üniversite açılmış bu üniversitelere çok sayıda Gülen kadroları yerleştirilmişti. İktidarın çıkardığı ilk ihraç kararnamelerinde de büyük ölçüde bu kadrolar hedef alınmıştı.
Ancak son kararnamelerle ihraçların rengi de değişti. Hükümetin 7 Şubat gecesi yayımladığı KHK ile 2015’teki barış bildirisine imza atan akademisyenlerin de içinde bulunduğu 300’ü aşkın akademisyen ihraç edildi ve büyük bir muhalif akademisyen kıyımı yaşandı. Barış akademisyenlerinin yanı sıra onların ifade özgürlüklerine sahip çıkan bir bildiri yayımlayan akademisyenler de üniversiteden atıldı. Onlardan biri olan Prof. Dr. Cihangir İslam’ın aynı zamanda Türkiye’nin ilk başörtülü milletvekili Merve Kavakçı’nın eşi ve AK Parti’li eski bir aile bakanının kayınbiraderi olması muhalif çerçevesinin ne kadar geniş tutulduğunun bir göstergesi.
İhraçların en yıkıcı etkisi kuşkusuz üniversite kampüslerinde görüldü. Bugüne kadar 100’e yakın barış akademisyeninin ihraç edildiği Ankara Üniversitesi, akademik kıyımdan en fazla nasibini alan okul oldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.