Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 24 Kasım 2015’te Türk savaş uçaklarının Suriye’de bir Rus savaş uçağını düşürmesi üzerine yaptığı açıklamada “Bu olayın Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok ciddi sonuçları olacak (...) Sırtımızdan hançerlendik” demişti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da “ihanete uğradım” mesajı vermişti.
Rusya bunun ardından ekonomik yaptırımları devreye koydu. Yıllık 38 milyar doları bulan ikili ticaret hacminin bıçak gibi kesilmesi Türkiye’ye ağır darbe oldu, pek çok sektörü darboğaza soktu.
Yedi ay sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27 Haziran’da Putin’e gönderdiği “özür mektubu” ile başlayan ilişkilerin normalleştirilmesi süreci 9 Ağustos’ta St. Petersburg’daki Putin-Erdoğan buluşmasıyla yeni bir dönemi başlattı. Burada dikkat çeken unsurlardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’e defalarca “değerli dostum, kıymetli dostum, saygıdeğer devlet adamı” sözleriyle hitap etmesine karşılık Putin’in sadece “Sayın Erdoğan” hitabını tercih etmesiydi. Erdoğan “İlişkileri hızla 24 Kasım 2015 öncesine ve daha ileriye taşıyacağız” derken, Putin “İlişkilerin 24 Kasım öncesine dönmesi zaman alacak” karşılığını verdi.
Rusya eski istihbarat başkanı ve Putin’in en yakınındaki isimlerden Sergey Stepaşin Alman ARD televizyonuna yaptığı açıklamada Putin’i “O, kendisini — bir kere olsun -- kandıran, ihanet eden veya hakaret edenleri asla affetmez.” sözleriyle tanımlıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.