Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sivil itaatsizlik açıklamasıyla zorunlu askerlik görevini yapmayı reddeden Osman Murat Ülke hakkında 2006 yılında verdiği kararda başvuranın çektiği hapis cezasının üstüne karşı karşıya kaldığı yaptırımları “medeni ölüm” sözleriyle ifade ediyordu. Mahkeme, Ülke’nin mesleğinden men edilmesi ve kovuşturmaların ömür boyu sürme ihtimalinin orantısız cezalandırma olduğu kanısındaydı.
Pek çok hukukçuya göre, 15 Temmuz’daki kanlı darbe girişiminin ardından Türkiye’de bu durumda olması muhtemel binlerce, belki de on binlerce kişi var. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yetkililerine göre, kamuda iki aydan kısa sürede 70 binden fazla kişi görevinden alındı. (Kimilerine göre, bu rakam 100 binin üzerinde.) Bunlardan on binlercesi gözaltında ya da hapiste, tutuklananlar yargılanmayı bekliyor. Ancak, bunlar dışındakilerin çok büyük çoğunluğu, görevden alınmaları konusunda henüz resmi bir sorgu sualle karşı karşıya gelmedi.
Yardımcı Doçent Kerem Altıparmak’a göre, kamuda bu miktarda bir kitlesel tasfiye, “Belki de dünyada görülmüş bir şey değil”. Al-Monitor’un görüşüne başvurduğu insan hakları hukuku uzmanı Altıparmak, “On binlerce insandan bahsediyoruz. 100 bini aşan kişinin kamu hizmetinden çıkarılmış olması söz konusu. Ki bu, Doğu Bloku’nun (yıkılması sırasında) toplamında oldu mu, bilmiyorum” diyor.
The Economist dergisi geçen haftaki sayısında bu süreci 1950’li yılların başında ABD’de senatör Joseph McCarthy liderliğinde yürütülen komünistlere yönelik “cadı avı”na benzetiyor. Ancak, Türkiye’dekinin “çok daha büyük” olduğu değerlendirmesiyle.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.