Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi ardından başlatılan operasyonlar her geçen gün genişleyerek devam ediyor. Rakamlar sürekli değişiyor ancak 18 Ağustos itibarıyla yaklaşık rakamlarla, içlerinde çok tanınmış iş adamı, akademisyen, gazeteci, askerin olduğu 12 bin kişi tutuklandı, 10 bin kişi gözaltında, 85 bin kamu görevlisi ya açığa alındı ya da ilişiği kesildi. Operasyonlar sürdüğü için AKP hükümeti cezaevlerinde yer açmak için hırsızlar da dâhil en az 38 bin kişinin tahliyesini sağlayan af niteliğinde bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkardı.
Peki, bu iş nereye varacak, gözaltı kıstasları ne olacak? Bu konu tartışmalı çünkü iktidar partisi kıstasları kendisine göre belirledi. Bunun, yaşanan çok sayıda ciddi mağduriyetin göz ardı edilmesi anlamına geldiği açık.
Tartışma Başbakan Binali Yıldırım’ın 13 Ağustos’ta FETÖ operasyonlarının cadı avına dönüştüğü yönündeki eleştiriler üzerine yaptığı açıklama ile başladı. Eleştiriler ciddiydi çünkü Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş dahi cadı avına dair “Aracının amortisörü bozulan da bunu FETÖ’den biliyor” diye konuştu. Yıldırım da bu eleştiriler üzerine, ciddi ve titiz bir çalışma yapılacağını, hukuk içinde gidileceğini belirterek, soruşturmalarda miladın 17/25 Aralık olduğunu söyledi.
Yıldırım miladı böylece 2013’de AKP hükümetine yönelik büyük yolsuzluk iddialarının soruşturma konusu yapıldığı tarih olarak ilan etti. Söz konusu soruşturmalar “montaj” tapeler üreten polis ve yargıya sızan FETÖ çetelerinin eseri sayılarak sonlandırıldı. (Bu davalardaki en önemli sanık Reza Zarrab şimdilerde ABD’de tutuklu olarak yargılanıyor ve iddianamede 17/25 Aralık dosyası da ciddi yer tutuyor.)
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.