Görkemli kutlamalarına alışkın olduğumuz iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) geçen ayki kanlı darbe girişiminde yaşanan can kayıpları nedeniyle 15. kuruluş yıl dönümünü 14 Ağustos’ta sade bir törenle kutladı.
AKP kurulduktan yalnızca 15 ay sonra iktidara geldi ve 14 yıldır tek başına iktidarda. Peki, başarılı mı? Art arda 12 seçim kazanmış bir parti için bu soru “saçma” görünebilir. Üstelik bu süreçte, milli gelir yaklaşık üç kat arttı, binlerce kilometre yol, yüzlerce okul, yüz binlerce konut inşa edildi. Avrupa Birliği’yle (AB) üyelik müzakerelerine başlandı, askerlerin siyasi gücü azaltıldı, insan hakları ve ifade özgürlüğünde önemli ilerlemeler sağlandı.
AKP 15 yılda pek çok badire de atlattı. 2002 yılında ilk kez iktidara geldiğinde partinin o dönemdeki lideri Recep Tayyip Erdoğan siyasi yasaklıydı. 2007 yılında Abdullah Gül AKP’den gelen ilk Cumhurbaşkanı seçilmeden önce, ordu, web sitesinden bir muhtıra yayımladı. 2008’de kapatma davasıyla karşı karşıya kaldı. 2012 yılında, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Hakan Fidan PKK’yla yapılan gizli görüşmeler nedeniyle savcılık tarafından ifade vermeye çağırıldı. 2013’te İstanbul’un göbeğindeki Gezi Parkı’nda ağaçların kesilerek alışveriş merkezi yapılma girişimi, yüz binlerce kişinin katılımıyla 80 kente yayılan bir isyana yol açtı. Aynı yıl, 17 ve 25 Aralık tarihlerinde patlak veren yolsuzluk iddiaları, dört bakanın istifası ve görevden alınmasıyla sonuçlandı.
Ancak AKP’nin başarılı olup olmadığı sorusunun nedeni, bu badireler değil ülkenin bugünkü tablosu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.