Yaklaşık bir senedir Ankara’nın IŞİD ile Türkiye içerisindeki mücadelesinde gözle görülür bir kararlılık gözleniyor. Türkiye’deki IŞİD militanlarına ve sempatizanlarına yönelik operasyon ve göz altına alınan IŞİD’li sayısındaki artış bu kararlılığın en açık ispatı. Ankara yüksek hassasiyetler nedeniyle Türkiye içinde IŞİD ile mücadelesini her zaman ‘düşük profil’ yani basının çok da dikkatini çekmeden ve kamuoyunu tedirgin etmeden sürdürmeye dikkat ediyordu.
Ta ki on gün öncesine kadar. Özellikle son on günde yaşananlar Ankara’nın IŞİD ile güç mücadelesini ‘düşük profilli’ ve genelde kriminal yanı ağır basan bir güç mücadelesi olmaktan çıkardığını gösteriyor. Mücadelenin tankların ve obüslerin hedef alındığı, anti tank füzelerinin, roketlerin kullanıldığı, sivil hedefler yanında doğrudan güvenlik güçlerinin de hedef alındığı yüksek profilli ve askeri bir mücadeleye doğru evrildiği görülüyor.
Öncelikle bir tespit: Özellikle Suriye ve Irak’ta giderek sıkışan IŞİD cepheyi genişletmek ve savaşı boyutlandırarak Suriye ve Irak’ta üzerinde hissettiği baskıyı hafifletmek için Türkiye’yi de bir cephe ülkesi haline getirmeye çalışıyor. Bu sayede başarı hikayesinin devam ettiğini gösterebilmek ve özellikle sempatizan kitlesine ‘Hala güçlüyüz!’ mesajı verebilmek için savaşı hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya taşıma konusunda epey bir istekli görünüyor. Ayrıca özellikle IŞİD’in son günlerde Suriye’nin kuzeyindeki kayıplarının faturasını da doğrudan Türkiye’ye kestiği de görülüyor. Tüm bunlar Türkiye için endişe verici gelişmeler.
Peki son on günde ne değişti?
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.