ERBİL, Irak — Irak’ta ABD işgalinden 13 yıl sonra çarpıcı bir dönüşüm yaşanıyor. Eskiden yok sayılan Şii din adamı Mukteda El Sadr bugün bozuk siyasal düzene karşı kaotik bir reform girişiminin merkezinde yer alıyor. Sadr yandaşlarının nisan sonunda Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye girmesi “Sadr’ın nihai amacı nedir?” sorusunu gündeme getiriyor.
Sadr’ın siyasete girişi olaylı olmuştu. Nisan 2013’te Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden bir gün sonra Sadr yandaşları umut vadeden rakip Şii din adamı Abdül Mecid El Huei’yi öldürmekle suçlanmıştı. ABD’li siyasi ve askeri yetkililerin yanı sıra sürgünden dönen Iraklı siyasetçiler de Sadr’dan hazzetmiyordu. Yıllarca tehdit olarak görülen Sadr, ana akım Batı medyasında da “kışkırtıcı” veya “radikal” bir isim olarak tanımlanıyordu.
Her ikisi önemli Şii din adamları olan babası Muhammed Muhammed Sadık El Sadr ve amcası Muhammed Bekir El Sadr Saddam tarafından idam edilmişti. Onların manevi mirasından nemalanan Sadr siyaset sahnesinde sürekli yükseldi ve hesaba katılması gereken bir isim hâline geldi. Nisan 2004’te işgal gücü olarak gördüğü ABD önderliğindeki koalisyona karşı büyük bir isyanın başını çekti.
Bugün Irak halkından değişim talepleri yükselirken Sadr da siyasi sermayesini ortaya koyarak Irak’ta düzenin değişmesini savunuyor. Sadr hakkında kitap yazan İngiliz Independent gazetesinin Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn şu tespitte bulunuyor: “Petrol geliri harcamaları karşılamaya yetmediği için Irak halkının hükümetin yoz ve işlevsiz yapısına özellikle hassaslaştığı şu dönemde Mukteda da mezhepçi olmayan, popülist bir yaklaşım benimsedi ve konumunu açıkça güçlendirdi.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.