“Ne babalar çocuklarının günahından ötürü ne de çocuklar babalarının günahlarından ötürü öldürülmeyecek. Herkes kendi günahı yüzünden öldürülecek.” (Tesniye 24:16)
Batı Şeria’nın Duma köyünde yaşayan Devabişe ailesi geçen temmuzda katledilmişti. Bu cinayetlerin faili olarak bu hafta Amiram Ben-Uliel suçlandı. 21 yaşında, evli ve yeni doğan bir bebeğin babası olan Ben-Uliel hüküm giyerse gelecek yıllarını muhtemelen demir parmaklıklar ardında geçirecek. Gerekli izinleri alabilirse arada cezaevinden çıkıp Kudüs’teki dairesine ve Karmei Tsur yerleşiminde yaşayan ailesinin yanına gidebilecek. Ben-Uliel ailesinin komşularına gelince onların korkmaları için bir neden yok. Zira mahalleye bomba uzmanları doluşmayacak, evlerin duvar ve pencereleri güçlü bir patlamanın etkisiyle çatlayamayacak. Temmuz 2014’te Muhammed Ebu Haydar isimli Filistinli genci öldürmekle suçlanan Yusuf Haim Ben-David’in komşularının da endişelenmesi için bir neden yok. Ben-David suçlu bulunursa ömür boyu hapis cezası alır ama onun da ailesinin evine dokunulmaz. Doğrusu da bu zaten.
Bahsi geçen iki acımasız terör saldırısı onlarca İsrailli ve Filistinlinin hayatına mâl olan bir şiddet sarmalını tetiklemişti. Olaylar hâlen devam ediyor.
Başbakan Benjamin Netanyahu 4 Ocak’ta Knesset kürsüsünden “Terör terördür, terördür.” dedi. O zaman bu mantıkla hukuk da hukuktur, hukuktur. Kanun da kanundur, kanundur ve kanuna göre ceza da cezadır, cezadır. Ancak bunlar Batı Şeria’nın İsrail ordusunun kontrolünde olan B ve C bölgeleriyle Filistin Yönetimi’nin kontrolünde olan A bölgesi için geçerli değil. Dahası İsrail hukukuna tâbi olmasına rağmen Kudüs’te de sadece Filistinli saldırganların aileleri evlerini kaybediyor. Uygulama Yahudi faillerin ailelerini kapsamıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.