İsrail muhalefet lideri ve Knesset üyesi Isaac Herzog 5 Eylül’de verdiği mülakatın bu kadar gürültü koparacağını aklından bile geçirmemiştir. Herzog söz konusu mülakatta İsrail’in Suriyeli mültecilere kapı açmasını savundu ve şöyle dedi: “Suriye muhalefetinin şu an Avrupa’da sürgünde olan kıdemli bir mensubuyla konuştum. Suriye muhalefetinin dünyada bugün olup bitenler hakkında çok ağır iddiaları var. (…) Yüz binlerce mülteci sığınacak yer ararken Yahudiler duyarsız kalamaz.”
Herzog’un açıklaması anında gündeme oturdu ve hararetli tepkilere neden oldu. Likud’un hemen hemen tüm bakanları Herzog’a ağır sözlerle saldırdı. Başbakan Benjamin Netanyahu da geri kalmadı ve Herzog’u İsrail’in güvenliğini, bütünlüğünü ve Yahudi kimliğini düşünmemekle suçladı. Netanyahu, geçtiğimiz pazar günü yapılan kabine toplantısının başında da şöyle dedi: “İsrail, demografik ve coğrafi derinliği olmayan küçük, çok küçük bir ülke. Dolayısıyla sınırlarımızı hem yasa dışı göçe hem terörizme karşı korumak zorundayız.”
Siyonist Kamp cevap vermekte gecikmedi ve anında yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Likudlu merhum Başbakan Menahem Begin’in 1977-1979 döneminde Vietnamlı mültecilere kapı açtığı hatırlatılarak Begin’in bugün “mezarında döndüğü” belirtildi.
Bu sert açıklamalar hafta boyunca karşılıklı olarak devam ederken Akdeniz sularında boğulan küçük Aylan Kurdi’nin yürek burkan fotoğrafı İsrail’i ve tüm dünyayı sarstı. Bugünlerde Avrupa’ya akın eden Suriyeli mültecilere ilişkin tartışma İsrail’in iki siyasi kampı arasındaki çatlağın ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzun zamandır kendini tecrit eden sağ şimdi yeni barikatlar oluşturuyor ve İsrail’i modern bir kaleye dönüştürüyor. Sol cenah ise daha liberal, daha insancıl değerleri savunuyor ve İsrail’i aydınlanmış dünyadaki doğal ortamına bağlamaya çalışıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.