Ak Parti’nin kilit isimlerinden Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan 29 Temmuz’da yaptığı açıklamalarla istemeden bir skandala imza attı. Devlet ile PKK arasında yeniden tırmanan çatışmalara değinen Akdoğan, PKK ile 2013’ün ilk aylarında başlayan barış sürecinin başarısız olmasından üzüntülüydü. Bu başarısızlıktan sadece PKK’yı değil Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) de sorumlu tutuyordu.
Skandala yol açan şey, Akdoğan’ın HDP’nin hükümeti ya da daha açık bir ifadeyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı nasıl hayal kırıklığına uğrattığını anlatırken verdiği bir ayrıntı oldu: HDP lideri Selahattin Demirtaş, Erdoğan’ın en büyük siyasi hedefi olan başkanlık sistemi karşısında benimsediği kararla duruşla büyük tepki yaratmıştı. 7 Haziran seçimleri öncesinde çıkmış, göstere göstere “Seni başkan yaptırmayacağız” demişti. Akdoğan’a göre barış sürecindeki çözülmeyi başlatan bu cümleydi.
Akdoğan’ın ifadesiyle: “Erdoğan’ı başkan seçtirmeyeceğiz aslında bir tahrikti. Peki seçimde rakipleri Cumhurbaşkanımız mı? Değil. Siz niçin bir siyasi parti başkanı olmayan birini hedef alarak bir kampanya başlatırsınız? Bu büyük bir tahrikti. Asıl gerilimi başlatan hamle buydu”.
Buradaki skandal ne mi? Tabi ki, barış süreci her ne kadar Türk toplumuna “Analar ağlamasın” gibi insani bir sloganla tanıtılmış olsa da, altında başka bir siyasi hesabın da yatıyor olması.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.