Al-Monitor’un telefon mülakatı yaptığı Cizre’den Çekdar Gabar(19) (Asıl adını vermek istemediği için kod adı kullanıyor) “Şehir merkezlerinde halkımızı koruyacak bir savunma gücü eksikliği vardı, biz YDG-H olarak bu eksikliği giderdik” diyerek söze başlıyor ve şöyle devam ediyor: “Gençlik artık daha bilinçli ve örgütlü. Devlet zulmüne karşı Kürt halkını savunacağımıza ant içerek başladık. Eskiden gençlerimiz devletten korkup kaçıyordu ama bugün askerin gözü önünde sınır tellerini yerle bir ederek Kobane direnişine yüzlerce genç gidiyor. İşte bütün bunlar bizim örgütlü olmamızın kazanımlarıdır. Devlete her dilden verecek cevabımız var, bunu herkes bilsin”.
Bu sert, kararlı ve öfke dolu girişinden sonra, sohbet uzayınca Çekdar’ın lise mezunu olduğunu, ailesinin 90’lar sonunda Güleşli adı köy boşaltılınca Cizre’ye göç etmek zorunda kaldığını, ailesinin ekonomik durumunun kötü olduğunu, kendilerine ‘Öz Cizreli’ diyen Cizre yerlilerinin kendilerine ‘köylü’ dediğini ve ilçe merkezinde köyden göçenlere yönelik büyük tepki olduğunu öğreniyoruz. Çekdar’ın ailesinden son 20 yılda hayatını çatışmalarda kaybeden tam dokuz kişi var. İki yıl inşaatlarda ve tarlalarda geçici işçilik yapan Çekdar’ın şu an işi yok. Geleneksel köy kültüründen kopmuş ama tam da kentli olamamış Çekdar’ın kimliğini kente kabul ettirmek için sığındığı limansa YDG-H yani Devrimci Yurtsever Gençlik Hareketi olarak adlandırılan PKK’nın şehirlerdeki gençlik kolları.
Şırnak’tan 18 yaşındaki Ahmet B.’nin de hikayesi çok benzer. Al-Monitor’un telefonla ulaştığı Ahmet B. söze Çekdar gibi sert bir ideolojik söylemle başlıyor: “1990’larda Toros binek bir araçla üç dört Jitemci -o dönemde devlet adına çalıştığı iddia edilen paramiliter yapılanma- evlere gelip istedikleri kişiyi alıp, yargısız infaz ediyorlardı. Devletin tekrar o günlere dönme ihtimaline karşı önlemimizi aldık. Geçmişteki gibi gelip evlerden birini alma girişimleri olursa müdahale edecek güçteyiz. Gençlik, şehir merkezlerinde halkımızı devlet terörüne karşı korumak için vardır ve olmaya devam edecektir”. Bu girişten sonra Ahmet’in hikayesinin de Çekdar’ınkine çok benzer olduğunu görüyoruz: Köyden kent merkezine zorunlu göç, ekonomik sıkıntılar, işsizlik, hızlı kentleşmeden kaynaklanan yapısal sorunlar ve kente bireysel kimliğini PKK gençlik kolları üzerinden kabul ettirme çabası.
Aslında PKK’nın şehirlerdeki gençlik kolu olan üyesi olan bu gençler son günlerde giderek bir şiddet spiraline dönüşen Türk güvenlik güçleri ile PKK arasındaki çatışmalarda PKK’nın en öndeki silahlı gücü haline geliyor. Uluslararası basında da görünürlüğü artmaya başlayan, haber ve yazılara konu olan bu gençler 1984’den beri devam eden çatışmaları yaşayan üçüncü nesil. 90’ların sonunda ölümün kol gezdiği bir coğrafyada doğan, 90’lardaki yoğun şiddet dönemini yaşamamış ancak bunların hikayesini dinleyerek büyümüş, köyden kente göç etmiş ve kentlerin varoşlarında hayata tutunmaya çalışan bu gençler 22 Temmuz’dan bu yana Türk güvenlik güçleri ile PKK arasında yaşanan çatışmalarda hep en öndeler.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.