İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve Kuzey Komutanlığı eski komutanı Tümgeneral Yair Golan, İsrail’in güney Lübnan’da güvenlik bölgesi oluşturmasının 30’uncu yılı vesilesiyle 1 Haziran’da Tel Aviv Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansa katıldı. Golan burada yaptığı konuşmada “Kuzeydeki durumumuz stratejik bakımdan bugün belki de hiç olmadığı kadar iyi.” ifadesini kullandı. Ancak aynı zamanda Hizbullah’ın bir terör örgütünün asla erişemediği muazzam bir kabiliyete ulaştığını ve İsrail’in tüm yerleşim merkezlerini tehdit edebilecek konuma geldiğini belirtti. Ha, bir de İslam Devleti’nin (İD) gelecekte “kaygı verici bir tehdide” dönüşebileceğini söyledi ve ekledi: “Suriye ordusu nereden bakılırsa bakılsın ortadan kalkmış durumda.”
Golan bu açıklamaları Suriye’deki çeşitli isyancı grupların Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a art arda ağır darbeler indirdiği bir dönemde yaptı. Rejimin öngörülebilir bir gelecekte devrilebileceğine dair belki de ilk defa net işaretler var. Ancak İsrail’de kimse bu konuda açık açık tahminde bulunmayı göze alamıyor. Zira Savunma Eski Bakanı Ehud Barak dâhil birçok tecrübeli insan daha önce defalarca Esad’a rahmet okuma hatasına düşmüştü. Bu felaket tellalları bugün ortada yok ama Esad hâlâ duruyor. Gelinen noktada genel bir belirsizlik havası ve afallama söz konusu olsa da İsrail güvenlik kurmayları kuzey cephesinde oluşacak denkleme dair enteresan fikirler oluşturmaya başladı bile.
Al-Monitor’un bu hafta görüştüğü kuzey tecrübesi olan üst düzey bir İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) subayı kimliğinin gizli kalması kaydıyla şunları söyledi: “Hasan Nasrallah’a (Hizbullah Genel Sekreteri) bakalım mesela. Her sene 24 Mayıs dolaylarında havai fişekleri patlatır, kutlamalar düzenler. IDF’nin Lübnan’dan çekilişinin yıl dönümü ya da başka bir deyişle Hizbullah’ın bağımsızlık günü olan bu günde yıllık konuşmasını yapar. Bu konuşmada İsrail’i yerden yere vurarak özgüvenini, küstahlığını ve hamasetini sergiler. Meşhur ‘örümcek ağı’ konuşmasını da böyle bir günde yapmış, İsrail toplumunu direnç ve dayanma gücünden yoksun bir örümcek ağına benzetmişti.
“Peki, bu mayısta ne oldu? Aniden bambaşka bir Nasrallah gördük. Bir hafta içinde birbirinden histerik üç konuşma yaptı. Ancak ilk defa İsrail bu konuşmalarda ön planda değildi. Nasrallah birdenbire Hizbullah’ın varoluşsal tehditle karşı karşıya olduğunu, seferber olup yurdu savunmak gerektiğini söylemeye başladı. ‘Kızlarımızı, eşlerimizi iğfal etmeye geliyorlar.’ diyor. Burada stratejik bir olay söz konusu. Bu mesajın şiddetini ve bölge üzerindeki etkisini hafife almamamız gerekir.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.