Türkiye’nin güneyinde önemli bir turizm merkezi olan Antalya 13-14 Mayıs 2015 tarihlerinde NATO Dışişleri Bakanları Toplantısına ev sahipliği yaptı. 28 müttefik ülke dışişleri bakanlarıyla birlikte 50 ülkeden üst düzey temsilcilerin katıldığı bu zirve, 2010’daki NATO Savunma Bakanları Toplantısından (yani 5 yıllık uzun bir aradan sonra) Türkiye’de yapılan ilk üst düzey NATO toplantısı. Özellikle son dönemde NATO üyeliğinin sorgulandığı siyasi tartışmalara sahne olan Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılan bu toplantı, Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini tazelemesi açısından önemliydi. Bir de bu toplantı NATO-Rusya ilişkileri ve Orta Doğu’yu ilgilendiren bölgesel dinamikler açısından önemli ipuçları içeriyor. Bu toplantının gündem maddelerinin büyük ölçüde 2016 yılında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenecek olan NATO Devlet Başkanları Zirvesi’nin de gündemini belirleyeceği ayrıca not edilmeli.
Toplantı sonrasında düzenlenen basın toplantısında NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg toplantıda NATO’nun bugün karşı karşıya olduğu güncel zorlukların ele alındığını, doğu Avrupa, Afganistan ve Orta Doğu’daki zorlukların değerlendirildiğini aktardı. NATO ortakları ve Avrupa Birliği (AB) gibi kuruluşlarla bu zorluklar karşısında ne yapılabileceğinin konuşulduğunu kaydeden Stoltenberg, “Önümüzdeki yıl Varşova’da yapılacak zirveye giden yolda Avrupa-Atlantik güvenliği için çok belirleyici öneme sahip bir dönemdeyiz. Güvenlik ortamımız önemli ölçüde değişmiş durumda. Doğuya baktığımızda, Ukrayna’ya ilişkin saldırgan tutumları daha fazla ön plana çıkan Rusya, güneyde de daha fazla çalkantı ve aşırıcılık görüyoruz” diye konuştu.
Alınan Kararlar
Antalya toplantısında öne çıkan ilk husus Rusya ile olan ilişkiler. Bu toplantı gösterdi ki NATO artık son dönemde Ukrayna, Kırım ve Doğu Avrupa’daki çıkışlarıyla dikkat çeken Rusya’yı tehdit olarak algılıyor. Toplantıda özellikle NATO yetkililerinin Rusya hakkındaki ifadeleri dikkatine alındığında artık NATO’nun Rusya’yı hasım olarak gördüğünü söylemek pek de abartılı olmaz. Diğer taraftan da Rusya’nın NATO için yavaş yavaş hasım haline gelmeye başlamasıyla özellikle Baltık bölgesindeki ve doğu Avrupa’da NATO üyesi ülkeler üzerinde tehdit edici etkisini azaltmak için bu toplantıda birtakım tedbirlerin de konuşulduğunu not etmek gerekiyor. Bu tedbirlerin en somutu Çok Yüksek Hazırlıklı Müşterek Görev Kuvveti (VHRJTF) olarak isimlendirilen askeri birlikler. NATO’nun Ani Müdahale Gücü (NRF) misyonunu daha da geliştirmeyi amaçlayan ve beş manevra taburundan müteşekkil bir tugay büyüklüğünde 3 bin ila 5 bin askerden oluşan bu birliklerin deniz, hava ve özel kuvvetlerden gerekli desteğin sağlanarak 2-3 gün gibi kısa bir sürede kriz bölgesine intikali amaçlanmakta. VHRJTF şu anda Almanya, Hollanda ve Norveç’in liderliğinde teşkil edilmekte. Antalya Toplantısı’nda Türkiye ilk kez VHRTJF’ye katkı sağlama ve NATO’ya bu konuda lider ülke olma sözü vermesi açısından dikkat çekti. Türkiye’nin liderliğindeki VHRJTF birliğinin 2016 başlarında tam hareket yeteneğini kazanarak kullanıma hazır olması planlanmakta. Son olarak Litvanya, Latvia ve Estonya’nın topraklarında tugay düzeyinde bir daimi NATO askeri üssü kurulması için toplantıda ciddi kulis çalışmaları yaptığını da not etmek gerekiyor. Toplantıda NATO’nun Finlandiya ve İsveç’le olan mevcut iş birliği geliştirme konusunda karşılıklı değerlendirmelerin de yapıldığının altını çizmek gerekiyor. NATO’nun Finlandiya ve İsveç’ye verdiği özel önem Stoltenberg’in “Baltık denizi ve ötesinde olup bitenlerle bu iki ortak ülkeyle daha fazla bilgi paylaşımı gerçekleştireceğiz. Böylece büyük resmi daha iyi görebileceğiz” sözlerinden de anlaşılabiliyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.