Bir önceki makalemde tuhaf bir durumla karşı karşıya olduğumuzu anlatmıştım. Şöyle ki Başbakan Benjamin Netanyahu altı küresel güçle İran arasında oluşmakta olan mutabakata karşılık ABD’den cömert, hatta belki görülmemiş büyüklükte bir “telafi paketini” almak için diyaloğa bir türlü yanaşmıyor. Makaleme sadece Kudüs ve Washington’dan değil, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın her yerinden çeşitli tepkiler geldi.
Üst düzey diplomatik kaynaklara göre gelinen noktada İsrail Suudi Arabistan’la aynı safta yer alıyor. Nitekim Suudi Arabistan bu hafta Kral Selman Bin Abdülaziz El Suud’un Başkan Barack Obama’nın 14 Mayıs’ta düzenlediği zirveyi boykot edeceğini duyurdu. Körfez’deki tüm müttefiklerini Camp David’e davet eden ABD, İran müzakerelerinin yansımalarını ve Orta Doğu’da baş gösteren nükleer silahlanma yarışını bu zirvede masaya yatırmayı planlıyor.
Kimliğinin gizli kalmasını isteyen üst düzey bir Avrupalı diplomat görüşmemizde bana şöyle dedi: “İsrail ABD’yle görüşmek istemezken Suudi Kralı’nın da ABD Başkanı’nı herkesin önünde mahcup eden bir numara çekmesi, ona ‘hayır’ demesi tesadüf değil. İsrail anlaşmaya karşı her koldan faaliyet yürütüyor. Sadece ABD Kongresi’nde değil, Körfez devletlerinde de… İsrail’in çalışmaları Suudi çalışmalarına, Suudi çalışmaları da İsrail’in çalışmalarına güç veriyor.”
Başka bir deyişle İsrail ABD’ye karşı örtülü bir dünya savaşı yürütüyor ve bu savaşta küresel güçmüş gibi hareket ediyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.