Sağcı, ultra Ortodoks bir koalisyon kurmaya çalışan Başbakan Benjamin Netanyahu, bu işi bitirince birkaç haftaya kalmadan muhtemelen Siyonist Kamp lideri Isaac Herzog’a gidecek ve onu koalisyona davet edecek. Aynı öneriyi Yeş Atid lideri Yair Lapid’e de götürecektir. Netanyahu, bunu Herzog ve Lapid’i çok sevdiği için değil, başka seçeneği olmadığı için yapacak.
Kuruluşu önümüzdeki birkaç haftayı meşgul edecek bu dördüncü hükümetinde Netanyahu ilk defa uluslararası toplumu ve özellikle Barack Obama yönetimini yatıştırabilen bir “diplomatik paravandan” mahrum olacak. Sorun şu ki Herzog ve Lapid’in Netanyahu’nun koalisyon teklifine olumlu yanıt vermesi de sıfıra yakın bir ihtimal. İki lider ne hâlin varsa gör, diyecek ve Netanyahu’yu uluslararası toplumda parya olmaya, Güvenlik Konseyi’nde her defasında veto için dilenmeye, ABD’nin açık desteğiyle Avrupa’dan tepesine yağacak eleştiri ve boykotlarla boğuşamaya terk edecek.
Netanyahu kurduğu her hükümette bir paravan olmasını ister. 1996-99 dönemindeki ilk hükümetinde bu “korumayı” Savunma Bakanı Yitzhak Mordehay’dan almıştı. Ilımlı bir pragmatist olan Mordehay, Washington’la iletişim kanallarının açık tutulmasında kararlıydı ve ABD’yle çok sıcak ilişkileri vardı. 2009-2013’te görev yapan ikinci Netanyahu hükümetinde bu rolü eski başbakanlardan Ehud Barak, 2013-15’te görev yapan üçüncü hükümette de Hatnua lideri Tzipi Livni ve bir ölçüde Lapid üstlendi.
Dördüncü Netanyahu hükümetinde ise yeni, aşırı sağcı görünümüyle Yisrael Beitenu lideri Avigdor Liberman, HaBayit HaYehudi lideri Naftali Bennett, Kulanu lideri Moşe Kahlon ve ultra Ortodoks partiler yer alacak. Bu ekipte görünür bir “paravan” yok.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.