RİYAD, Suudi Arabistan — Görüştüğüm kadının cep telefonu her şeyi anlatıyor. Telefonun kabında parlak boncuklar veya sevimli kedicikler değil, resmi bir davette kendisiyle el sıkışan sevgili kralının resmi var. Orta yaşlı, meslek sahibi kadın, ocakta vefat eden Kral Abdullah Bin Abdülaziz’le tokalaşmasını anlatırken “Elimi sıkıp bir süre tuttu.” diyor ve kralın ağır, kalın sesini taklit ederek ekliyor: “Bana ‘Nasılsınız?’ diye sordu. Onu seviyorum.”
Peki, tahta yeni çıkan Kral Selman Bin Abdülaziz kadınlara tanınan alanı genişletme konusunda Abdullah’ın iradesini sürdürecek mi, yoksa bu süreci yavaşlatacak mı? Muhatabım “Abisi bu yolu açtı, o ise bunu kapatacak öyle mi? Hayır, yapamaz!” diye yanıt veriyor. Ancak aklına bir kuşku düşmüş olacak ki hemen ardından “Abdullah’a kıyasla dindarlara daha yakın olduğunu biliyoruz.” diye ekliyor.
23 Ocak’ta tahta çıkan Kral Selman’dan yana duyulan bu tip kaygılar münferit değil. Kralın daha ilk günlerinde, erkek egemen Suudi toplumunun dayandığı sofu İslam yorumuna bağlı egemen dini çevrelere mavi boncuk dağıtması birçok kadını endişelendiriyor. Üniversite hocası bir kadın da iğneleyici bir şekilde “Umarız bizi şaşırtır.” diyor.
Suudi Arabistan, kadınlara katı bir vesayet sistemi uygulayan dünyanın tek Müslüman ülkesi. Buna göre her kadının hayatı boyunca kanuni bir erkek vasisi olmak zorunda. Vasinin onayı olmadan kadın üniversiteye gidemez, evlenemez, yurt dışına çıkamaz, bazı işlerde çalışamaz ve bazı ameliyatları olamaz. İlk vasi babalar oluyor. Kadın evlendiği zaman ise babanın yerini koca alıyor. Kadın eşini kaybeder ya da boşanırsa vasilik erkek bir akrabaya geçiyor. Bazen bu görev oğullara kalıyor ve birçok kadın bu durumu onur kırıcı buluyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.