Suudi Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz’in ölümünün ardından tahta çıkan yeni Kral Selman’ın birinci gündem maddesi Yemen krizi olacak. Abdullah, Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabu Mansur Hadi’nin istifasının hemen ardından hayatını kaybetti. Bu istifa ABD ve Suudi diplomasisi için büyük bir başarısızlık, İran için sınırlı bir zafer ve El Kaide için bir artıdır.
Sana’daki durum değişken ve karışık olsa da üstünlüğün Husilerde olduğu açık. Yemen’deki Amerikan yanlısı hükümeti deviren Zeydi Husi isyancılar şu sloganı kullanıyor: “Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm, kahrolsun Yahudiler, yaşasın İslam’ın zaferi!” Çöken Hadi hükümeti, son birkaç yıldır ABD’nin Arap Yarımadası’ndaki El Kaide hedeflerini insansız hava araçlarıyla bombalamasına açıkça destek veriyordu. Şimdi İran yanlısı, Amerikan karşıtı bir Şii milis gücü son derece yoksul ama stratejik öneme sahip bu ülkede başat oyuncu hâline geldi. Asya ile Afrika’yı bağlayan Bab’ül Mandeb Boğazı, küresel enerji bakımından ve jeopolitik bakımdan bir dar geçittir.
Husilerin 33 yaşındaki lideri Abdül Melik Husi, 20 Ocak’ta bir zafer konuşması yaparak yolsuzluğu ve baskıları sona erdirmeyi vaat etti.
İran en az 2011’den bu yana – belki daha da önceden -- Husilere silah, para ve danışmanlık sağlıyor. Ancak Zeydiler, İran’ın piyonu ya da Hizbullah gibi ortağı değil, bağımsız bir güçtür. Nitekim pek çok İranlı din adamı da Husilerin Zeydi inancını Sünni İslam’ın maskelenmiş bir biçimi olarak görür. Husiler ayrıca Yemen’in eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’ten de destek görüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.