Çoğu Adalet ve Kalkınma Parti’li (AKP) vekilin geçen hafta Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamada dört eski bakanın Yüce Divan’a gitmemesi yönünde oy kullanması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de bir zafer oldu.
Ancak bu, kusursuz bir zafer sayılmazdı, zira AKP oylamada beklenenden daha çok fire verdi. Yüce Divan lehinde oy kullanan vekiller parti içinde hain olmakla suçlanırken, konuya ilişkin partililer arasında başlayan tartışma da hararetlendi.
AKP’li firelerin muhalefete çok ihtiyaç duydukları bir koz sağladığı gerçek. Ancak bu sonucun, Erdogan’a rahatsızlıktan öte bir olumsuz siyasi yansımasının olması beklenmiyor. Öte yandan, bu, partiye içerideki fireleri Haziran’daki seçimlere kadar eleyerek, parti içi birliği güçlendirme olanağı da sunuyor.
Muhalefetin bir blok olarak Yüce Divan lehinde oy kullanacağı zaten biliniyordu. Aslında, kimi vekillerin bakanların suçsuzluğuna inanmadığına dair söylentilere rağmen AKP’nin de blok olarak aleyhte oy kullanması bekleniyordu. Nitekim, Erdoğan Aralık 2013’teki yolsuzluk skandallarının Gülen hareketi tarafından sahnelenen bir darbe girişimi olduğunda ısrarlı. Ayrıca, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski AB Bakanı Egemen Bağış ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın Yüce Divan’a gönderilmesi bu iddiayı zayıflatmasının yanı sıra suçlamaların oğlu Bilal Erdoğan üzerinden kendisine uzanmasına da yol açabilirdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.