Arjantinli Yahudi savcı Alberto Nisman’ın Devlet Başkanı Cristina Kirchner’i Buenos Aires’teki Yahudi toplum merkezi AMIA’ya düzenlenen bombalı saldırının üstünü örtmekle suçlaması ve bunun bedelini hayatıyla ödeyeceğini tahmin ettikten kısa süre sonra 19 Ocak’ta ölmesi aklıma İspanyolca bir kelimeyi getirdi. Bu kelimeyi 1994’te düzenlenen AMIA saldırısının ardından Arjantin’de haber kovalarken öğrenmiştim: “impunidad” yani cezasızlık.
Buenos Aires’teki büyük Yahudi toplumunun kültür merkezi olan o tahrip olmuş binanın yakınında yerel bir Yahudi muhabirle tanışmıştım. Benimle 85 kişinin ölümü ve yoldan geçen onlarca insanın yaralanmasıyla sonuçlanan bu terör eyleminden kimsenin ceza almayacağına dair bahse girmek istedi. Gazeteci, bundan iki yıl evvel İsrail Büyükelçiliği’nin kapısında İsrailli ve Arjantinli 29 kişinin ölümüne, 200’ü aşkın kişinin de yaralanmasına yol açan bombalı araç saldırısının ardından başlatılan polis soruşturmasında hiçbir yere varılmadığını anlatıyordu.
Öldüğünde 51 yaşında olan Nisman, yedi yıl önce Haaretz gazetesine şöyle demişti: “Saldırılardan Hizbullah’tan da yardım alan İran’ın tepe yönetimi sorumludur.” Elçilik saldırısının üzerinden 22 yıl, AMIA saldırısının üzerinden de 20 yıl geçti ama gazeteci dostumun da öngördüğü gibi hâlen kimseye hesap sorulmadı.
Radikal İslam, dünyanın dört bir yanında sinagogları, Yahudi okullarını, müzeleri ve Yahudi marketleri hedef alıyor. Ancak Avrupa’yı vuran son terör dalgasına kadar Avrupalı yetkililer radikal Müslümanların ve antisemitist örgütlerin faaliyetlerini umursamadı, hatta bazen tamamen göz ardı etti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.