Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin halk oyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı olmasının ardından gözler halefi Başbakan Ahmet Davutoğlu ile kurduğu ilişkiye çevrilmiş durumda. Bu ilişki normal koşullarda büyük bir mesele olmazdı, hatta geçmişte iki kurum arasında yaşanan gerginlikler bile bu kadar ilgi çekmedi.
Aslında, Cumhurbaşkanı’nın devletin başı olarak önemli yürütme yetkilerine sahip olmadığı ve yürütmenin Başbakan’ın sorumluluğunda olduğu Anayasa’da açıkça belirtiliyor. Ancak Erdoğan’ın bu geleneksel rolü aşan bir lider olmak istediği de bilinen bir gerçek. Cumhurbaşkanı bu konuda meşruiyeti halktan aldığı konusunda ısrarcı. Nitekim, Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce bu oylamayla “milletin liderini seçeceğini” açıkça ilan etmişti ve onun gözünde seçimlerde aldığı yüzde 52’lik oy oranı kendisine bu meşruiyeti sağladı.
Bu arada, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyeleri de başkanlık sistemini hayata geçirmek istediklerini açıkça söylüyorlar. Erdoğan şimdi, Haziran 2015’te yapılması planlanan genel seçimlerde AKP’nin başkanlık sistemine geçiş için gereken Anayasa değişikliğinin önüne açacak yeterli oy çoğunluğuna ulaşmasına odaklanmış durumda.
AKP’nin seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılsa da başkanlık sistemine geçiş için gereken çoğunluğu sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin ciddi şüpheler var. Bu da Davutoğlu’nun Başbakan olarak nasıl bir rol üstleneceğine dair soru işaretlerine sebep oluyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.