Batılı gözlemcilerin genel kanısına göre İran, Yemen’deki güç mücadelesinde tali bir dış oyuncu sayılır. Ancak Suudi Arabistan başta olmak üzere İran’ın bölgedeki Arap rakipleri, Tahran’ı Yemen’deki iç siyasi kargaşada hem azmettirici hem de başlıca unsur olarak görüyor. Gerçek durum ise muhtemelen bu iki görüşün ortasında bir yerde. Tahran’ın Yemen’e karşı artan ilgisi göz ardı edilemez. Ama bunun illa da Riyad’la restleşmeye yol açması gerekmez.
Meselenin kökenleri
Yemen’deki mevcut çatışmalarda İran’ın nasıl bir rol oynadığı tartışmalı bir konu. İran’ın ne ölçüde müdahale ettiği de hâlen bir soru işareti. Arap dünyasının en yoksul ve belki de en parçalanmış ülkesi olan Yemen, 1990’da güney ve kuzeyin birleşmesinden bu yana kanlı bir iç çatışmaya sahne oluyor.
Ülkedeki en dirençli isyanlardan biri, Yemen’deki Zeydilerin yaşadığı Suudi Arabistan sınırındaki kuzey bölgelerde yaşandı. 24 milyonluk Yemen nüfusunun yüzde 35-40’ını oluşturan Zeydiler ana akım Şii İslam’dan türeyen bir kol. Ancak Zeydilerin dünyanın en büyük Şii devleti olan İran’la dini bağları, hiçbir zaman Lübnan, Irak, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın Doğu Eyaleti’ndeki Şii Arap toplulukların İran’la bağları kadar güçlü olmadı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.