Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesinin ardından olağanüstü kongreye giden Ak Parti yeni liderini seçti: Ahmet Davutoğlu. Kongredeki binlerce partili ve ekranların başındaki milyonlara uzun bir konuşmayla seslenen Davutoğlu gelecek vizyonunu anlattı. Davutoğlu, yargı, yolsuzlukla mücadele ve yeni anayasa da dahil iç ve uluslararası muhtelif konularda dokuz “restorasyon” sözü verdi. Çoğu gözlemciye göre, bu restorasyonlardan en ilginçlerinden biri ekonomiye ilişkindi.
Davutoğlu şöyle konuştu:“Türk ekonomisi 2001 yılında hortumcular tarafından tarumar edilmişti. Hasta adam olarak görülen bir ülkede ekonomik bir devrim gerçekleştirildi. 2001’in hasta adamından 2014’ün güçlü ekonomisine gelmesinin yolu rasyonel bir ekonomik politikadan geçmiştir.”
“Rasyonel ekonomik politika” ifadesi anlamlıydı, zira partide son iki yıldır bu konuya ilişkin bir ayrışma gözlenir oldu. Bu ayrışmanın “rasyonel” cephesinde Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı yer alıyordu. “İdeolojik” cephenin başını ise Genel Başkan Yardımcılarından Numan Kurtulmuş çekiyordu. Aynı çizgiyi daha sloganvari ve popülist seviyede savunan kişi ise Yiğit Bulut idi.
Birinci kamptakiler, Ak Parti’nin iktidara geldiği ilk yıllardan beri uyguladığı liberal, küresel ve piyasa dostu ekonomi politikalarında ısrarlıydı. (Aslında bu politikaların Ak Parti iktidarından hemen önce Kemal Derviş tarafından gerçekleştirilen reformların bir devamı olduğunu belirtmek gerek). Türkiye bu politikalar sayesinde küresel ekonomiye entegre olarak, yabancı yatırımcılara kapılarını açtı ve böylelikle “finansal disipline” zarar verecek popülist ekonomi politikalardan kaçınıldı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.