IŞİD’in Musul’u ele geçirmesinin ardından ilk yaptığı işlerden bir tanesi de oradaki Türk konsolosluğunu kuşatmak ve Konsolos dahil 49 Türk Vatandaşını rehin almak olmuştu.
Hükümetin canını sıkan diğer bazı başka konularda olduğu gibi, rehine krizinin hemen akabinde bir mahkemeden getirilen yayın yasağı, konunun Türkiye’de oldukça düşük profilli bir şekilde ele alınmasına neden oluyor. Genel olarak Türkiye medyası konuyu sessizlikle geçiştirmeyi tercih ediyor, ara sıra hükumet yetkililerinin “yakında serbest bırakılmalarını” bekliyoruz mealindeki açıklamaları dışında bu konuda haber çıkmıyor.
Ancak IŞİD bugünlerde, Iraktaki katliamları ve Türk vatandaşlarını rehin almasından daha çok Türkiye’de bu grupla bağlantılı insanların “faaliyetleri” nedeniyle gündeme geliyor.
Ramazan bayramının birinci günü beyaz entarili uzun sakallı çok sayıda erkeğin İstanbul’da açık bir alanda toplu namaz kılmaları ve bu namazın ardından verilen hutbe Türkiye’de ciddi bir tartışmayı tetikledi. Hutbede “İnanan, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat eden kimselere Allah katında büyük dereceler vardır, işte kurtulanlar onlardır. Allah Teala’dan dileğimiz bizi (...) yolunda cihat edenlerden eylesin. Allah’ım yeryüzünde senin rızan için cihat eden, hicret eden, sabreden tevhit ehli mücahitlere yardım et, atışlarını isabet ettir” deniyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.