HALEP, Suriye — Halep şehrinin en büyük Hristiyan mahalleleri olan Aziziye, Siryan, Süleymaniye ve Midan’a yolu düşenler, İslamcı militanların geçen yıl kaçırdığı iki piskoposun resimlerinin hâlen dükkân camlarında, duvarlarda ve hatta arabalarda asılı olduğunu görecek. Piskoposlar buralarda unutulmuş değil. Olay, daha dün yaşanmış gibi taze ve acı verici. Piskoposların kaçırılması, Suriye’de dinler arası toplumsal bağların mezhepsel iç savaşın baskısıyla kopuşunu simgeleyen bir olay oldu ve Suriyeli Hristiyanlar için nispeten barış ve güvenlik içinde yaşadıkları uzun bir dönemin sonunu belirledi.
Sokakların kendisi de savaşın aldatıcı, gerçeküstü “normalliğini” resmediyor. Delik deşik binalar, topların yollarda açtığı çukurlar, paramparça olmuş araçlar ve kana bulanmış kaldırımlar insanların günlük hayatlarına devam ederken görmeye alıştığı, dönüp bakmadığı olağan manzaralar hâline geldi. Bugün burada hayat böyle akıyor, gerçeklik bu. Savaş öncesi hayatın nasıl olduğu ise artık mevzu dışı. Mazide kalan o uzak ve güzel günlerin hatırası, artık hiçbir anlam ve önem taşımıyor.
Şehirde aşikâr bir korku kol geziyor, keskin ve mide bulandırıcı bir koku gibi gittiğiniz her yerde hissediliyor. Korkuyu insanların gözlerinde, yüzlerindeki derin çizgilerde görüyorsunuz; konuşma biçimlerinde ve sohbetlerinde duyuyorsunuz. Konuşulan tek şey, korku.
Ancak bu kadim ve köklü cemaati şimdi yeni bir korku sarıyor. Soykırım ve etnik temizlik, Suriyeli Hristiyanların ortak şuurunda son derece gerçek bir tehdit olarak yer ediyor. Sınırın öte tarafında, Musul’daki dindaşlarının korkunç akıbeti, onlara bu tehditleri net ve ürpertici bir şekilde gösterdi. İslam Devleti’nin (İD) soykırımcı, nihilist ölüm tutkusu kendisine birebir benzemeyen her şeyi yok etmeye yeminli. Önü alınamayan saldırılarına devam eden örgüt, ardından başı kesik cesetler ve toplu mezarlar bırakıyor ve bunlar genelde etnik ve dinsel azınlıklara ait oluyor. Militanlar, toplu katliam ve Ortaçağ şiddetinden oluşan bu soykırımcı seferlerinin üstünü örtmeye çalışmıyor. Tam aksine, bunları sevinçle kutlayıp yaptıklarından haz alıyor. Onlar için bu, bir amaca ulaşmanın aracı değil, amacın ta kendisi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.