İran’ın ulusal güvenlik sınırları olarak gördüğü bölgede Tahran’a göre üç ayrı savaş değil, tek bir savaş yaşanıyor. İsminin yazılmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan İranlı bir yetkili, durumu şöyle değerlendiriyor: “Blok olarak ateş altındayız. Bağdat’tan Gazze’ye kadar tek bir savaş var. Biz bütün yaşananların birbiriyle bağlantılı olduğuna inanıyoruz. Düşmanlarımız kendi koşullarını dayatabilmek için bizi zayıflatmak istiyor. Ancak bunu başaramayacaklar.”
Gazze’deki savaşın İran’ın gündeminin en üst sıralarında olduğu görülüyor. Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney, üç gün içinde iki defa konuşarak Müslümanları birlik olmaya çağırdı: “Gazze olayları tam anlamıyla felakettir. Siyonist rejim bu zulümleri İslam dünyasının kayıtsızlığı sayesinde yapabiliyor. Gaspçı Siyonistlerin Gazze halkını katletmesi, Müslüman devletleri aralarındaki sorunları aşmaya ve birleşmeye sevk etmelidir.”
İsrail ve ABD yıllardır İran’ı, Hamas ve İslami Cihat başta olmak üzere Gazze’deki militan grupları silahlandırmakla suçladı. İran bunu hiçbir zaman inkâr etmedi. Ancak Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçildiği haziran 2013’ten bu yana İranlı yetkililer bu konuda daha dikkatli konuşmaya başladı. İsrail, 5 Mart’ta Gazze’ye gelişkin roketler taşıyan bir İran gemisini yakaladığını duyurmuştu. İran bu iddiayı yalanlarken İsrail, Gazze’ye giden geminin roket ve askeri teçhizatla yüklü olduğunu söylemişti.
İran’ın Filistin davasına bağlı olduğunu belirten Tahran’daki yetkili, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Her zaman Filistin ve Lübnan’daki direnişin yanında olacağız. Hatta Suriye’de de işgal altındaki toprakları kurtarmayı amaçlayan gruplar ortaya çıkarsa onlara da yardım ve destek sağlayacağız.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.