ERBİL, Irak -- Irak'ta Türkmenler belli yerlerde Türkmen köy ve kasabalarının savunmasını üstlenen Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin silahlı gücü Peşmerge ile "Artık Kürtlerle birlikte hareket edin" diyen Türkiye'nin yeni politikası arasında bunalım yaşıyor. Türkiye'yi Sünni Türkmenler kırmızı çizgilerini unutmakla eleştirirken Şii Türkmenler, Irak-Şam İslam Devleti (IŞID) ile diğer Sünni aşiretlerin başlattığı isyandan Türk hükümetini de sorumlu tutuyor. İlk hatırlatılan şey IŞİD’in Türkiye-Suriye sınırından lojistik destek görüyor olması ve Sünni isyanı teşvik eden Tarık Haşimi gibi bir liderin Türkiye'de himaye edilmesi. Sünni Türkmenler Ankara'nın Kürdistan yönetimi ile geliştirdiği stratejik ilişkilerin selameti için Türkmenleri öncelik olmaktan çıkardığına inanıyor.
Telafer’in ardından Musul’da Dicle kenarında tarımla uğraşan Karakoyun, Üst Şerihan ve Alt Şerihan kasabaları, Kerkük’e bağlı Beşir kasabası, Kerkük'ün güneyinde Çardağlı ile Biryaycı köyleri, Selahaddin vilayetinde Bakuba’ya bağlı Karanaz köyü ve Tuz Hurmatu’ya bağlı Bastamlı köyü, IŞİD’in eline teker teker düşünce Türkiye'nin rolüne dair tartışmalar arttı.
Kerküklü işadamı Casım M. Kebapçıoğlu, Kerkük Kalesi'nin yanından geçerken Türkmenler içindeki duygusal kopuşu şu sözlerle özetledi: "Türkiye'yi mukaddes, Türkleri mübarek bilirdik. 1960'larda biz çocukken büyüklerimiz hacdan dönerken Danyal ve Üzeyir peygamberin makamlarını ziyaret eden Türklerden gidip kuruş almamızı isterdi. O kuruşları saklardık, bizim için mukaddes bir değeri vardı. Şimdi Türkiye için Irak para ve petrol ve ticaretten başka bir şey ifade etmiyor."
Kebapçıoğlu'nun tepkisini çok daha sert ifadelerle dile getirenlere rastlamak mümkün. Kebapçıoğlu, Kerkük'ün girişinde Amerikan ordusunun geride bıraktığı askeri kampta dalgalanan Kürdistan bayrağını gösterip ekledi: "Normal zamanda Peşmerge, Kerkük'ü almaya kalksaydı kan gövdeyi götürürdü ama tek kurşun atmadan kontrolü ele aldılar.”
Kerkük'ten hükümet güçlerinin kontrolünden çıkan Riyaz ve Havice'ye uzanan yolda kontrol noktaları kuran Peşmerge, kıyısına kamp kurduğu Zap Suyu’nu da Kerkük'ün yeni fiili sınırı haline getirdi. Suyun batısı Araplarda, doğusu Peşmerge'de. Mektep Halid denilen kontrol noktasından Zap Suyu boyunca kuzeye doğru iş makineleri topraktan tümsekler yığıyor. Amaç karşı yakadan IŞİD'in olası saldırılarına karşı bariyer oluşturmak. Suyun diğer yakasındaki Mülteka köyünün karşısına denk gelen yerde bir askeri kamp daha kurulmuş. Peşmerge komutanı Talip Faruk istihkâm edilen alanı göstererek "Kim gelirse gelsin Kerkük'ü koruyacağız. Peşmerge olarak her şeye hazırız" dedi. Biraz daha kuzeyde Molla Abdullah köyü ise Peşmerge ile IŞİD arasında bölünmüş.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin Irak Anayasası'nın tanıdığı Kürdistan sınırları dışında oluşturduğu bu savunma hattında Türkmen asıllı Peşmerge askerlerine rastlamak şaşırtıcı. 'Türkmen Peşmerge' tanımını yapıp gülümsediğimde Peşmerge komutanı, Kürt-Türkmen arasındaki bağlara dair şunu söyledi: "Türkmenlerle aramız iyi, yemin ederim aramızda fark yok. Türkmenler bizi biz onları severiz kız alıp veririz."
Türkmen kasabaları Beşir, Taze Hurmatu ve Tuz Hurmatu gibi yerlerde Peşmerge, Türkmenlerle omuz omuza IŞİD'le çatıştı. Haliyle "Peşmerge son krizle birlikte askeri varlığını tahkim ettiği tartışmalı yerlerden bir daha çekilmez" diye korkanlar olduğu gibi Kürt kalkanının memnun ettiği Türkmenler de var.
Beri tarafta Türkiye'nin pasif kalmasından dolayı öfkeli olanlar da az değil.
Erbil-Musul arasında Kani Kırcalı kontrol noktasında üç pikabın kasasına doluşmuş Şii Türkmen ailelere eşlik eden ve sadece ismini veren Yahya adlı yaşlı adam, elinde Kürt bölgesinde ikamet edebileceğine dair belgeyi gösterip “Oturma iznim var ama Erbil’e giremiyorum. Şerihan’dan geldik. Necef, Kerbela ya da Bağdat’a gitmek istiyoruz. Havaalanına gitmemize izin verseler bari” derken, Hüseyin adlı genç Türkiye’ye sitem etti: “Çatışmalar çıkınca kaçtık. Bağdat yolu kapalı. Burada sıkışıp kaldık. Bir Müslüman çıkıp bize vekâlet versin. Türkiye hep 'Türkmenler kardeşimiz' diyor, IŞİD bizi kesecek, Türkiye neden bir şey yapmıyor?"
Şii Türkmenler böyle bir zamanda ancak Şii bölgelerinde güvende olacaklarını düşünüyor. "Türkmenler neden bu kadar öfkeli" diye sorduğum Telaferli akademisyen Ziya Abbas, Al-Monitor'a şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu tepki bir birikimin sonucu. 2008'de Telafer'de bir kamyona yüklenmiş bombalarla Şii Türkmenler hedef alındığında Şii-Sünni çatışması yaşandı. O zaman her iki taraf da mağdur olmasına rağmen Türkiye'nin insani yardımları orada sadece Sünni Türkmenlere dağıtıldı. Bu olay Türkiye ile ilgili kanaatleri çok etkiledi. Daha sonra Suriye krizi çıktığında bu bölgede kendi başlarına bela olan Kaideci grupların Türkiye'den beslendiklerini gördüler. Ayrıca birçoğu, IŞİD'e Türkiye üzerinden silah geldiğine inanıyor. Şimdi bu gruplar açıkça mezheplerinden dolayı Şiileri hedef alıyor. Telafer'de Sünnilerin yaklaşık yüzde 20'si IŞİD'i destekliyor. IŞİD'i destekleyenler arasında Türkiye ile yakın bağları olanlar da var. Bu da Türkiye'ye karşı eleştirileri arttırıyor."
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.