Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin Soma’daki maden faciasının ardından eleştirilere gösterdiği tepki, Başbakan’ın geçen sene Gezi Parkı protestolarında verilen berbat kriz yönetimi sınavından hiçbir ders çıkarmadığını gösteriyor. Hükümetin tepkisi yine haşin, gecikmeli, duyarsız, gerçeklerden kopuk ve vahim hatalara meyilli görünüyor.
Daha da önemlisi, hükümet meseleye yine kutuplaştırıcı bir tarzda “biz ve onlar” diye yaklaşıyor. Bu yaklaşıma paralel olarak, hükümet kontrolündeki basının kimi kesimleri de hükümeti eleştirenlere, göstericilere ve facianın mağdurlarına karşı topyekûn bir hücuma girişmiş durumda.
Üç yüz civarında madencinin öldüğü Soma faciası çapındaki trajediler, yas ve ulusal birlik anlarıdır. Bu, Türkiye tarihinin en büyük iş kazasıydı ve lidere ülkesinin yurttaşlarını bütünleştiren unsurları öne çıkarma fırsatı sundu. Böyle zamanlar, kurbanların yasını tutacak, ulusun moralini yükseltecek güzel konuşmaların zamanıdır.
Ne var ki Erdoğan bu vesileyi kullanmadı. Etrafını saran yüzlerce güvenlik görevlisiyle facia bölgesine gönülsüz bir ziyaretçi gibi giden Erdoğan, hemen savunma pozisyonuna geçti. Bir çeşit halkla ilişkiler faciasına imza atarak, 1862 ve 1907’de İngiltere ve ABD’nin de benzer facialara maruz kaldığını söyleyip eleştirileri püskürtmeye çalıştı. Bir Twitter kullanıcısının deyimiyle Türkiye nihayet 1907 Amerika’sının seviyesine ulaştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.