Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hükümetin dış politikasından bilhassa da Suriye krizine yaklaşımından hoşnut olmadığı Ankara'da herkesin bildiği bir sır.
Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu utandırmamak için bugüne kadar Suriye konusunda açıktan bir eleştiride bulunmadı. Zira hükümet sadece Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesine odaklanan tek yönlü bir siyaset izleme konusunda oldukça kararlıydı.
Ne var ki, Gül de pek çok kişi gibi, hem Suriye'deki krizin ülkeye yeni ve önceden hesaplanamayan tehlikeler yönelttiğini hem de Ankara'nın Orta Doğu'da istikrarı sağlamak için ortaya koyulan başlıca girişimlerin kıyasında kaldığını görüyor. Bu girişimler 22 Ocak'ta yapılması planlanan Cenevre-2 konferansını da kapsıyor.
Bu durum Davutoğlu'nun Türkiye'nin bölgenin temel oyun kurucularından biri olduğu iddiasıyla büyük bir tezat oluşturuyor. Orta Doğu'daki gelişmeler Erdoğan ve Davutoğlu'nun beklentilerinin aksine ilerlerken, Türkiye gittikçe daha tehlikeli hale gelen bir durumla karşı karşıya. Gül'ün de bu şartları düşünerek artık ses çıkarmaya karar verdiği anlaşılıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.