Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan kendisini tam da siyasi açıdan yenilmez gibi gördüğü bir anda bütün siyasi kariyerini sarsabilecek bir krizle karşı karşıya. Erdoğan'ın yaklaşan yerel seçimler arifesinde tüm enerjisini hükümetin içerideki güvenilirliğini arttırmak için uğraşmaktan başka pek bir seçeneği yok. Ankara'daki diplomatlar arasında ise bu sürecin Türkiye'nin dış politika hedeflerini nasıl etkileyeceğine ilişkin bir merak söz konusu.
Hepsi görevlerinden olan dört bakanın adının karıştığı on milyonlarca dolarlık büyük yolsuzluk soruşturmasıyla başlayan süreç, Erdoğan'ın ailesinden isimleri de kapsayabilecek şekilde ilerlemeye devam ediyor. Bilhassa da Erdoğan'ın oğlu Bilal'in ismi basında anılmaya başlandı bile...
Soruşturmayı yürüten savcı Muammer Akkaş'ın 26 Aralık'ta yaptığı son derece sert açıklama da Erdoğan'ın işini iyice zorlaştırdı. Zira savcı açıklamasında ikinci dalga tutuklamaların emrini verdiği için soruşturma dosyasının kendisinden alındığını söyledi. Türkiye'deki pek çok kişi hükümetin gücünü kullanarak Akkaş'ın soruşturmayı ilerletmesini ve Erdoğan'ın ailesine uzanmasını engellediğine inanıyor.
Öte yandan şaibe altında olan üç bakan Erdoğan tarafından istifaya zorlandı. İstifa edenlerden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar istifa etmesi yönünde baskı yapıldığını açıklayarak Başbakanı da istifaya davet etti. Şaibe altındaki dördüncü bakan olan Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış ise istifa etmeyi reddetti ama on bakanı kapsayan 26 Aralık'taki kabine değişikliğinde koltuğunu kaybetti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.