Sana’yı batıdan gören Sabaha bölgesi, Kızıldeniz limanı El Hudeyde’ye açılan yaşamsal bir geçittir. Osmanlı orduları, bu bölgeden gelip iki defa Sana’yı işgal etti. Birincisi 1538’de, ikincisi de 1849’da. Osmanlı komutanları, belki de bu bölgede duraksadı ve yeni bir Osmanlı vilayetinin merkezi olacak Yemen başkentini ilk defa buradan gördü.
Bugün ise aynı bölgede çok katlı bir bina, Asır Dağı’nın doğusunda tek başına yükseliyor ve üzerindeki dev levhada “Sana Uluslararası Türk Okulu” yazıyor. Okul, asırlık Yemen-Türk ilişkilerinin adeta bir simgesi gibi orada yükseliyor. Bu ilişkiler, ihtilaflara rağmen dünyada iki ülke arasında sürebilmiş belki de en eski ilişkilerdir.
Yemen cumhurbaşkanlığının özel kalem müdürü ve Yemen Gazeteciler Sendikası’nın eski başkanı Nasır Taha Mustafa, Facebook sayfasında paylaştığı bir yazıda dedesinin Türk olduğunu, bunun bir Yemen yurttaşı olarak kendisine herhangi bir olumsuz etkisi olmadığını belirtiyor. Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisinden sonra Türk askerleri, 1918’de Sana’dan ayrıldı. Ancak yüzlerce Türk, Yemen’de kaldı ve hoşgörülü Yemen toplumuyla kaynaştı.
Günümüzde birçok kamu yetkilisi, Türk soyundan gelmekte ve Türklerden kalan kimi binalar, Yemen hükümetince hâlâ kullanılmaktadır. Örneğin Yemen ordusunun üst komuta karargâhı, yenilenerek genişletilmiş eski bir Türk binasıdır. Binanın batı kapısının karşısına üç yıl önce dikilen Türk anıtı, dindaşlık temeli üzerine kurulan bir ilişkiye şahitlik etmektedir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.