Yıllar sonra şöyle bir Roman atasözü türeyebilir: “Türkiye’de beyaz adam elinde ‘kentsel dönüşüm’ diye bir yasayla çıkageldi. Gözlerimizi açtığımızda biz evlerimizi kaybetmiştik, onların yerinde beyaz adamın plazaları yükseliyordu”.
Türkiye'de son yıllarda hummalı bir imar ve inşa süreci yaşanıyor. Büyük kentlerin gecekondu semtleri boşaltılıyor; buralarda yaşayanlar onlar için inşa edilen toplu konutlara yerleştiriliyorlar. Bu uygulamalar ilk başta kulağa hoş geliyor. Türkiye'nin pek çok bölgesi birinci derecede deprem bölgesi, bu yerlerdeki evlerin depreme ve doğal afetlere dayanıklı olmaları gerekiyor. Görünüşte böylesi ‘tarafsız’ bir gerekçeyle, binlerce konuta el konuluyor ve on binlerce insan zorunlu bir göçe tabi tutuluyorlar. Türkiye'nin ‘kentsel dönüşüm politikalarından’ etkilenenlerin başında Romanlar geliyor. Sokakları, meydanları, bahçeleri kullandıkları kendi doğal yaşama alanlarından uzaklaştırılan romanlar, “modern” apartmanlara taşınmaya zorlanıyorlar.
Merkezi Budapeşte’de bulunan Roman Hakları Merkezinin Radikal gazetesine verdiği bilgilere göre son yedi yılda Türkiye'de 10 bin roman yerlerinden edildi.
Çarşamba günü Radikal gazetesinde çıkan bir haber, “kentsel dönüşüm” projelerinin yarattığı sosyal depremi dolaylı bir şekilde ortaya koyuyordu. Kentsel dönüşüm planının uygulandığı Türkiye'nin Marmara bölgesindeki Bursa ilindeki mahalleden bir vatandaş kentsel dönüşüm sonucu kendi mahallelerine taşınan Romanlardan şikâyetçi olmuş ve Türkiye Büyük Millet Meclisine başvurmuş. “Roman mahallesinin yıkılmasıyla yaşantımız çekilmez hale geldi. Bizim yeni komşularımız olan Romanların her gün kavga gürültüsünden, silahların ateşlenmesinden bıktık usandık” diyor bu şikâyetçi vatandaş. Bu dilekçenin alınması üzerine TBMM Dilekçe komisyonu Bursa Valiliğinden konuya ilişkin bilgi almak istiyor. Bursa valiliğinin verdiği yanıt korkunç derecede ön yargılı bir bakış açısını ve ayrımcılığı ortaya koyuyor. Valiliğe göre: “...Roman vatandaşların genelinin yasal gelir getirici herhangi bir sanat ve mesleklerinin olmadığı, bu sebeple gerek uyuşturucu ticareti ve gerekse kendilerine kazanç sağlayıcı olarak gördükleri hırsızlık, yankesicilik, kapkaç, gasp gibi suçları işleyerek hayatlarını sürdürdüklerinin gözlemlendiği...”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.