İstanbul Taksim Meydanı’nda alışveriş merkezi inşa edilmesine karşı oturma eylemi yapan göstericilere yönelik 31 Mayıs’ta gerçekleşen şiddetli polis müdahalesi, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı büyük bir öfke patlamasına yol açtı.
Berlin duvarının yıkılışı gibi bir dizi tarihi olaya şahitlik etmiş olan Cengiz Çandar, Türkiye’deki olayların Çekoslovakya’daki 1989 Kadife Devrimi’ni andırdığını yazdı.
İstanbul sokaklarından bildiren Çandar şöyle yazdı: “Tienanmen Pekin için, Tahrir Mısır için neyse, Taksim İstanbul için odur. O nedenle, Taksim’deki -şu ana kadar can kaybı olmasa da- Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmemesini isteyen bir grup insana amansız ve gaddarca biber gazı kullanılmasıyla patlak veren olaylar, birdenbire çıkış nedeninden ve ilk boyutundan koptu ve Tayyip Erdoğan’ın iktidarını müthiş bir deprem gibi sarstı.”
Yine İstanbul’dan bildiren Yavuz Baydar, gösterilerin Erdoğan’ın müdahaleci ve kutuplaştırıcı bir siyaset izlediği algısından tetiklendiğini belirtti. Sokağa dökülenlerin genelde gençler olduğunu anlatan Baydar, içlerinde laiklerin, sosyalistlerin, Marksistlerin, Kemalistlerin, anarşistlerin, milliyetçilerin ve Kürtlerin olduğu kalabalıkların “katlanılamaz derecede otoriter olarak gördükleri bir yönetime karşı büyük bir coşku ve kararlılıkla tavır koyduğunu” belirtti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.