Günlerdir bütün Türkiye nefesini tutmuş Kuzey Afrika gezisini sürdüren başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yurda dönüşünü ve halen devam etmekte olan Gezi Parkı direnişiyle ilgili olarak neler söyleyeceğini bekliyordu.
Erdoğan daha Tunus'tayken yaptığı konuşmada Türkiye'ye dönüşte nasıl bir tavır takınacağının sinyallerini vermişti. Başbakan burada iki mesaj verdi. İlki Gezi parkındaki ağaçların sökülmesine ve günlerdir Türkiye’yi sarsan olayların başlamasına neden olan Topçu Kışlası replikası projesinin kaldığı yerden devam edeceği mesajıydı. İkinci olarak da, yine Türkiye'de çoğunluk diktası kurduğu yönündeki eleştirilere bir cevap niteliğinde “azınlığın da çoğunluğu yönetemeyeceği” beyanıydı. Bu iki beyan, başbakanın geri adım atmayacağına ilişkin önemli işaretlerdi.
Bu beyanlar, Gezi Parkı protestolarını koordine eden Taksim platformunun başbakan yardımcısı Bülent Arınç’la gerçekleştirdikleri, net bir sonuç doğurmayan ama ılımlı bir havada geçen görüşmelerinin ardından geldi. Başbakanın göstericilerle giriştiği inatlaşmanın boyutlarını gösteren ilginç hususlardan bir tanesi de İstanbul İdare Mahkemesinin bu Topçu kışlası projesine ilişkin olarak yürütmenin durdurulması kararı almış olmasına rağmen, Erdoğan’ın bu mahkeme kararını da hiçe sayar bir şekilde rest çekmesiydi.
Erdoğan kendisini İstanbul Atatürk Hava limanında 7 Haziran günü sabaha karşı 2.30 da karşılayan ve sayıları on binleri bulan coşkulu kalabalık önünde bu kışlaya projesiyle ilgili net bir şey söylemedi ama bütün yaşanan olayların sorumluluğunu yine başkalarının üzerine yükledi:
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.