TURKEY PULSE

Read in English

TÜRKİYE'NİN NABZI


 

Forex dramında ikinci perde

Author: Mehmet Çetingüleç

Forex (Foreign Exchange) Türkiye’de 2011 yılında resmi olarak işleme açılan ve iyi bilinmeyen bir piyasa. Bu nedenle kurslar ve seminerler düzenlenerek yatırımcılar eğitilmeye çalışılıyor. Az bilgi ile yüksek kazanç hevesine kapılıp altın ve dövizde artış veya düşüş ihtimaline yatırım yapanlar, bir anlamda bahis oynadıkları bu piyasada ağır kayıplar yaşadılar. Kısa sürede zengin olma hayali kurarken bir anda evini, arabasını, tüm servetini yitirenler oldu. Bunun temel nedeni, kaldıraç oranının aşırı yüksekliğiydi. Yatırımcılar 1 lira ile 100 liralık işlem yapılabiliyordu. Dolayısıyla kayıplar da büyük oluyordu. Piyasa adeta kumarhaneye dönüşmüştü.

SummaryYAZDIR Türkiye’nin alışmaya çalıştığı forex piyasası yüksek kaldıraç oranı nedeniyle kumarhaneye dönünce binlerce kişi mağdur olmuştu. Kaldıraç oranı sert bir şekilde düşürülünce bu kez forex piyasası şoka girdi.
Author

Toplumun çeşitli kesimlerinden forex mağdurlarının çığlıkları yükselmeye başladı. İnternet ortamında platformlar oluşturuldu. Meclis Dilekçe Komisyonu’na ve hükümete yapılan başvurular sonunda Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 10 Şubat 2017 tarihinde yeni bir düzenleme yaparak kaldıraç oranını bire 100’den bire 10’a düşürdü. Ayrıca forex işlemleri yapabilmek için en az 50 bin lira teminat yatırma zorunluluğu getirildi. Frene çok sert bir şekilde basılması bu kez forex piyasasını şoka soktu. İşlem hacmi hızla düştü. Birçok aracı kurum kapısına kilit vurdu. Yabancı forex şirketleri Türkiye’den çıkmaya ya da personel sayısını azaltmaya başladı. Son olarak Saxo Bank Forex Türkiye ofisini kapatma kararı aldı. Forex piyasasında 15 ülkede faaliyet gösteren Polonya merkezli XTB Türkiye (X Trade Brokers), mayıs ayı sonunda faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Forex işlemi yapmaya son veren şirketler içerisinde Referans Menkul Değerler A.Ş., Net Holding bünyesindeki Ekspres Yatırım ve ATİG Forex de bulunuyor. Karardan ilk etkilenen şirketlerden biri de Destek Yatırım Menkul Değerler A.Ş. idi. Şirket önce Ankara ve Antalya irtibat bürolarını kapattı, sonra faaliyetlerini tamamıyla durdurdu.

SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, kaldıraç oranı düşürüldükten sonra forex piyasasında günlük işlem hacminin 44 milyar liradan 9-10 milyar lira düzeyine gerilediğini açıkladı. Ertaş yatırımcı sayısının da 21 binden 6 bine düştüğünü belirtti.

Rakamlardaki sert düşüş forex piyasasında yaşanan şokun boyutlarını açıkça gösteriyor. İşlem hacminde yüzde 80 civarında daralma var. Ancak yüksek kaldıraçlı işlem bağımlısı haline gelenler yasağı delmenin yolunu buldu. SPK, Şubat ayındaki tebliğiyle kaldıraç oranını düşürürken yurt dışında işlem yapılmasına yasak koymamıştı. Böylece daha çok risk almak isteyen Türk müşteriler, yurt dışındaki şirketler ve internet siteleri üzerinden işlem yapmaya başladı.

Aslında bu gelişme sürpriz değildi. Kaldıraç oranları düşürülüp teminat zorunluluğu getirildiğinde yerli yatırımcıların yurt dışına yöneleceği tahmin ediliyordu. Faaliyetlerine son veren Destek Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Yılmaz 10 Şubat düzenlemesinden sonra şu uyarıyı yapmıştı: “Karardan kaygılıyız. Zira Türkiye’de forex piyasalarında aktif olarak işlem yapanların sadece yüzde 5’inin 50 bin lira üzerinde teminatı bulunuyor ve 1:10 kaldıraç oranı yatırımcı için hiç cazip değil. Bu yatırımcılar yüksek kaldıraç oranıyla hizmet veren yurt dışındaki forex firmalarını tercih edeceklerdir. Yani nihayetinde para yurt dışına çıkacak veya yine merdiven altı aracı kurumlara yönelecek. Finans sektöründe son yıllarda binlerce kişiye istihdam sağlayan bu şirketlerin ekonomiye katkısı yadsınmamalı.”

Bu tahmin tamamıyla gerçek oldu. Şu anda piyasada “merdiven altı” olarak adlandırılan kayıt dışındaki aracı kurumlar ve internet siteleri üzerinden işlem yapılıyor. Kaldıraç oranları yüksek ve teminat yatırma zorunluluğu yok. Dolayısıyla forex kumarı yurt dışına kaymış durumda.

Bu arada Türk müşterileri yabancı aracı kurumlara yönlendirmek için internet üzerinden özel çaba sarf edildiği dikkat çekiyor. “Güvenilir yabancı forex şirketleri nelerdir? Yurt dışında forex hesabı nasıl açılır?” gibi başlıkları içeren reklam spotları ve makalelerle yatırımcılar yurt dışına teşvik ediliyor.

SPK, Türk müşterilerin yurt dışında işlem yapmasını sağlayan şirketleri ve internet sitelerini yakın takibe aldı. Son olarak altı forex sitesine (bsturk.com, turkeyfbs.comklasfx2.comklasfx3.comufx.com ve ufxmarkets.com) Türkiye’den erişimin engellenmesi için hukuki işlem yapılmasını kararlaştırdı. Ayrıca çok sayıda şirkete para cezası uygulandı.

Forex piyasasının mağdurları değişti. Şimdi aracı kurumlar ve çalışanlar mağdur. İşten çıkarılanlar ve aracı kurumlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne dilekçe yağdırılarak ve hükümet nezdinde girişimlerde bulunarak SPK’ya geri adım attırmak istiyor. Ancak hükümet kaldıraç oranını değiştirmeme konusunda şimdilik kararlı görünüyor. Eski Başbakan Yardımcısı (şimdi Milli Savunma Bakanı oldu) Nurettin Canikli, yapılan düzenlemelerde geri adım atılmayacağını, belirlenen kaldıraç oranının risk yönetimi bakımından yeterli olduğunu söyledi.

Açıklama ve tedbirler hükümetin forex piyasasını finansal araçtan çok “kumarhane” gibi gördüğünü gösteriyor. Oysa kaldıraç oranındaki hatalı uygulama nedeniyle kumarhaneye dönüştürülmek ile kumarhane olmak arasında büyük fark var. Hükümet kumarhaneye dönüşen forex piyasasını zayıflatmayı tercih etmiş durumda. SPK’nın işlem hacmindeki aşırı düşüşten gizli bir övünç duyması da bu yaklaşımın bir sonucu olarak görülebilir.

Forex sadece Türkiye’de değil bütün dünyada yaygın olarak kullanılan ve özellikle şirketlerin kur riskini hedge etmelerinde işe yarayan bir enstrüman. Ama Türkiye’de kaldıraç oranının önce aşırı yüksek sonra da çok düşük tutulması nedeniyle bir türlü denge sağlanamadı. Orta yolun bulunmasına ihtiyaç var. Çünkü ABD, Japonya gibi büyük hacimli örneklere bakıldığında bire 20 veya 25 düzeyinde kaldıraç oranları uygulandığı görülüyor.

Buna karşılık Türkiye’de bire 10’luk düşük kaldıraç oranının sermaye piyasalarını çeşitlendirme ve geliştirme amacına hizmet etmediği açıkça görülüyor. İşlem hacminin yüzde 80 daralmasıyla övünülen bir piyasanın gelişmesi doğal olarak beklenemez. Bu mantıkla forex piyasasını tamamen kapatmak “kumarhanenin kapısına kilit vurmakla” eş değer görülebilir. Çünkü terbiye amacıyla atılan yumruklar piyasanın can çekişir hale gelmesine yol açmış durumda.

Read More: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2017/07/turkey-forex-market-agony-after-drastic-measures.html

Mehmet Çetİngüleç
Katkıda Bulunan Yazar,  Türkiye'nin Nabzı

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

Original Al-Monitor Translations

Read in English

Google ile Çevir

More from  Türkiye'nin Nabzı

©2017 Al-Monitor. All rights reserved.

Get Al-Monitor delivered to your Inbox

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X

PAYLAŞ