Filistin'in Nabzı

El Fetih ve Hamas’ın Türkiye rekabeti

By
p
Article Summary
Filistin seçimleri için hazırlıklar devam ederken, hem Hamas’ın hem de El Fetih’in Türkiye’yle temasları yoğunlaşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın 26 Eylül’de Birleşmiş Milletler’deki konuşmasında yaptığı genel seçim çağrısından sonra El Fetih ve Hamas içeride ve dışarıda seçimlere yönelik hazırlıklara başladılar. 

Hamas’tan 10 Kasım’da yapılan açıklamada Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a telefon ettiği ve seçimlerle ilgili bilgi verdiği belirtildi. Açıklamaya göre Haniye, Hamas’ın seçimlerle ilgili engellerin aşılmasını istediğini, Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs’te sandık kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan’ın ise Filistinlilerin seçimlere yönelik tutumundan dolayı memnuniyet dile getirdiği belirtildi. 

Bundan önce ise Erdoğan’ın Ankara’da, Hamas’ın eski Siyasi Büro Şefi Halid Meşal, diaspora sorumlusu Mahir Salih ve dış ilişkiler sorumlusu Musa Ebu Marzuk’un yer aldığı heyetle görüştüğü bildirilmişti. Heyetin Filistin davasıyla ilgili son gelişmeleri ele aldığı ve Erdoğan’ın desteğine teşekkür ettiği aktarıldı. 

10 Kasım’da Abbas da Erdoğan’la bir telefon görüşmesi yaptı. Türkiye’nin Filistin davasına desteğine teşekkür eden Abbas, Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’de sandık kurulmasının önemini vurguladı. Erdoğan da seçimlerin önemli olduğunu, başarılı olmaları için çaba harcayacağını söyledi.

Tüm bu gelişmeler, El Fetih ve Hamas’ın Arap devletleri ya da başka Müslüman ülkelerden ziyade Türkiye’ye odaklandıklarını gösteriyor. Görünen o ki Ankara da seçimlerin başarılı olması için bir rol üstlenmek istiyor.

Hamas ve El Fetih şimdi seçimlerde yaşanacak olası bir sorunda Türkiye’yi arabulucu olarak kabul edip etmeyeceklerine karar vermeli. Böyle bir kabul, Mısır’ın arka plana itilmesi anlamına gelebilir.

Türkiye’nin Filistin’deki etkinliği, Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara geldiği 2002 yılından sonra arttı, hem Filistin Yönetimi’yle hem de Hamas’la ilişkiler yoğunlaştı. Türkiye’nin çabaları, hazırlığı devam eden seçim süreciyle sınırlı değil. Türkiye’nin Filistin’deki etkisi çeşitli siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlar kazanmış durumda. 

İstanbul’da yaşayan Türkiye uzmanı Filistinli araştırmacı Muin Naim Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye, Hamas ve El Fetih’e seçimlerle ilgili herhangi bir vaatte bulunmuş değil ama iki taraf nezdinde de başka ülkelerin sahip olamayacağı eşsiz bir konuma sahip. Hamas’la güçlü ilişkileri, rahat bir iletişimi var. Hamas da Türkiye’yi Filistin konusunda menfaat gütmeyen, dürüst bir taraf olarak görüyor. El Fetih ise Türkiye’nin ilişkilere koşul dayatmadığını, BM gibi uluslararası platformlarda önemli siyasi ve diplomatik katkılar sağladığını düşünüyor. Ayrıca Abbas’ın baş düşmanı Muhammed Dahlan’a Türkiye’nin de husumet duyması, El Fetih’i çeken bir unsur ve El Fetih Hamas’ın önüne geçerek Türkiye’yle ilişkileri güçlendirmek istiyor.”

Türkiye Dışişleri Bakanlığı 13 Kasım’da Gazze’de 30’dan fazla Filistinlinin ölümüyle sonuçlanan İsrail saldırılarını sert bir dille kınadı. İslami Cihat’ın silahlı kanat liderlerinden Baha Ebu El Ata’nın öldürülmesinden bir gün sonra yapılan açıklamada İsrail yönetiminden saldırılara son vermesi istendi.

Al-Monitor’un Hamas çevrelerinden edindiği bilgiye göre 13 Kasım’da bir diğer heyet de Ankara’da AKP Genel Merkezi’nde, sağlık ve çalışma bakanlıklarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temaslarda bulundu. Hamas’ın Türkiye temsilcisi Cihat Yağmur başkanlığındaki heyet, dış ilişkilerden sorumlu AKP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a Gazze’ye yönelik saldırılarla ilgili bilgi verdi, ayrıca AKP Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’la görüştü. 

Hamas Ulusal İlişkiler Ofisi’nden Mahmud Merdavi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkiye Filistinlilerle, yani El Fetih’le de Hamas’la da güçlü ilişkileri olan, Orta Doğu’nun mihver ülkelerinden biri. Ankara’nın, Kahire’nin rolünü azaltmayan rolünü El Fetih de Hamas da olumlu karşılıyor. Ankara’nın rolü Kahire’yle çelişmekten ziyade onu tamamlıyor. Türkiye böyle bir rol üstlenme vasfına sahip, Hamas da Ankara’nın sunabileceği her şeye açık. Çünkü Ankara, engellerin aşılması ve seçim sürecinin kolaylaşması için büyük çaba sarf ediyor.”

Hamas-El Fetih uzlaşısı ve İsrail’le ateşkes gibi Filistin tarafındaki bazı sorunları çözmekte zorlanan Mısır, Türkiye’nin müdahalesiyle bazı zorlukları belki aşabilir. 

El Fetih Devrim Konseyi Üyesi ve Filistin Yasama Meclisi Siyasi Komite Başkanı Abdullah Abdullah Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Başkan Abbas Erdoğan’ı, seçim sürecinde zorluk çıkarmaması için Hamas’a baskı yapsın diye aradı. Telefon görüşmesi Erdoğan’ın Trump’la görüştüğü Washington ziyaretine denk geldi. Abbas da İsrail’in Kudüs’te sandık kurulmasına onay vermesi için Türk tarafının Amerikalıları yoklamasını istedi.” 

Abdullah şöyle devam etti: “Temennimiz, Türkiye’nin Filistin’deki krizlerin çözümü için Mısır’la omuz omuza çalışması. Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artıyor ve Hamas üzerinde büyük etki gücü var. Umarız ki Türkiye Hamas’ı İran ittifakından uzaklaştırmayı başarır.” 

İstanbul’da Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) AKP’ye yakın bir araştırmacı olan Mahmud El Rantisi ise Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye de El Fetih de Hamas da ‘yüzyılın anlaşmasına’ karşı. Türkiye El Fetih ve Hamas’a eşit mesafede durmak istiyor. Zira ikisi de Türkiye’yi etkili bir devlet, makbul bir arabulucu olarak görüyorlar. Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD’yle koordine ederek iki tarafa seçimleri tamamlattırabilir. Öte yandan Filistin tarafı da İsrail’in Kudüs’te sandık kurulmasına izin vermesini sağlamak için Erdoğan’ın Trump’la olan görece iyi ilişkisini kullanmak istiyor.” 

Özetle, hem El Fetih hem de Hamas Türkiye’nin Filistin sahnesinde etkili olabileceğine inanıyorlar. Ankara ise seçimleri Filistin tarafındaki bölünmüşlüğün aşılması, görüş ayrılıklarının azaltılması ve Filistin siyasi sisteminin yenilenmesi için bir manivela olarak görüyor. Öte yandan, El Fetih de Hamas da Türkiye’nin rolünü, Gazze Şeridi’yle coğrafi yakınlığın kaçınılmaz sonucu olan Mısır’ın rolüne ikame olarak görmüyorlar. Ancak ikisi de Türkiye’nin etkili olduğunun, Filistin davasına katkıda bulunduğunun bilincindeler.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Palestinian reconciliation

Adnan Abu Amer, El Ummah Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Fakültesi’nin dekanlığını ve Basın-Enformasyon Şubesi’nin başkanlığını yürütmektedir. Amer, aynı üniversitede Filistin meselesinin tarihi, ulusal güvenlik, siyaset bilimi ve İslam medeniyeti derslerini vermektedir. Demashq Üniversitesi’nden siyasi tarih dalında doktora sahibi olan Amer, Filistin meselesini ve Arap-İsrail ihtilafını konu alan bir dizi kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @adnanabuamer1

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept