İsrail’de eski komutanlar nasıl devlet düşmanı oldu?

Batı Şeria’nın ilhakı halinde İsrail’in güvenliğinin tehlikeye gireceği uyarısı yapan yüzlerce eski güvenlik görevlisi, Başbakan Benjamin Netanyahu ve ortaklarının küçümseyici tavırlarıyla karşı karşıya. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor İsrail işgalindeki Batı Şeria’da Ariel isimli Yahudi yerleşiminin yakınlarında meydana gelen saldırıdan bir gün sonra bölgeye giden Başbakan Benjamin Netanyahu basına açıklama yaparken, 18 Mart 2019 Photo by Jack Guez/REUTERS.
Shlomi Eldar

Shlomi Eldar

@shlomieldar

İşlenmiş konular

supreme court, israeli politics, israeli security, benjamin netanyahu, palestinian-israeli conflict, west bank, annexation

May 23, 2019

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu yeni hükümeti kurma sürecini bile tamamlamadan ortaklarıyla beraber hukuk sisteminde sarsıcı bir değişikliğe hazırlanıyor. Yüksek Mahkeme’ye karşı Netanyahu’nun bir önceki döneminde başlayan topyekûn savaş devam ediyor. Bu sözlü savaş bir halk ayaklanmasına bile yol açabilir. Muhalefet partileri “Demokrasiye Koruyucu Kalkan” adıyla büyük bir gösteriye hazırlanırken, Başbakan ve bakanları savunma teşkilatının üst düzey eski yetkililerine karşı yeni bir cephe açtılar.

Sağın Yüksek Mahkeme’ye karşı savaşı, mahkemenin kararlarını çiğnemeye imkân verecek bir madde ve Netanyahu’ya dokunulmazlık sağlayacak bir düzenlemenin yolunu açmak için başlatılmıştı. Benzer şekilde eski güvenlik yöneticilerine yönelik sözlü saldırıların amacı da haftaya şekillenmesi beklenen yeni hükümetin Batı Şeria’yı ilhak etmesine zemin hazırlamak.

İsrail’in Güvenliği İçin Komutanlar (İGK) isimli hareket son aylarda çok aktif bir tutum sergiledi, ilhak söylemine karşı İsrail halkını uyarmaya çalıştı. Yedek kuvvetlerden üst rütbeli bazı subayların spontane bir şekilde Ekim 2014’te başlattığı hareket, ilk olarak Netanyahu’ya, 2002 Arap Barış Girişimi’nin Filistinlilerle güvenlik ve diplomatik müzakerelerde temel olarak benimsenmesi, barış sürecini canlandırılması için çağrıda bulunmuştu. Bu tabii ki hiçbir zaman gerçekleşmedi. Daha sonra iki devletli çözümün çökmesiyle birlikte hareketin amaçları değişti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Mossad, Şin Bet ve polis dahil güvenlik teşkilatının tüm kanatlarında görev almış yüzlerce üst düzey isim harekete katıldı.

İlhak senaryosunun iyice ayyuka çıktığı aralık ayında İGK hareketi “Filistinlilerle boşanma zamanı geldi” sloganıyla afişler yayınladı. İGK üyeleri yaptıkları çalışmaya dayanarak Batı Şeria’nın sadece C bölgesini kapsasa bile ilhakın “Filistin Yönetimi’yle güvenlik işbirliğinin kesilmesine, çok muhtemelen Filistin Yönetimi’nin son bulmasına ve bölgede şiddetin patlak vermesine” yol açacağı uyarısında bulundular. Dahası, şiddetin patlak vermesi sonucu “A ve B bölgelerini burada yaşayan 2,6 milyon Filistinliyle birlikte yeniden zapt etmek gerekeceğini” ve bunun “tercihe kalmayıp güvenlik zarureti olacağını” belirttiler.

Peki, bu kampanya İsraillileri sarsmayı başardı mı? 9 Nisan parlamento seçimlerinde cevabın “hayır” olduğu anlaşıldı. Sağın net bir zaferle çıkması üzerine ilhak planı şimdi ivme kazanıyor. Birleşik Sağ bloğu tarafından Netanyahu’ya yöneltilen koalisyon talepleri, Yüksek Mahkeme’yi kısıtlama talebiyle başlıyor – ki bu, yargılanmaktan kurtulmaya çalışan Netanyahu’nun da işine geliyor – ve Batı Şeria’nın ilhakı ve 2005’teki çekilmenin iptali talebiyle son buluyor. Bu iki adım aslında birbirlerini tamamlıyor. Çünkü Yüksek Mahkeme müstakbel bir ilhak yasasını iptal edecek olursa parlamento hemen yeni bir yasa hazırlayabilir.

Anımsatmak gerekirse, Netanyahu seçim kampanyasında verdiği bir dizi röportajda Batı Şeria’ya kademeli olarak İsrail egemenliğini dayatmayı vaat etmişti. Örneğin 7 Nisan’da Kanal 12’de yaptığı açıklamada şöyle demişti: “Egemenlik tesis edeceğim ve bunu yaparken yerleşim blokları ile izole yerleşimler arasında ayrım gözetmeyeceğim. (…) Benim bakış açıma göre bizler İsrail Hükümeti olarak tek bir ücra İsrail yerleşiminden de sorumluyuz. (…) Kimseyi yaşadığı yerden koparmayacağım ve Filistinlilere egemenlik devretmeyeceğim. (…) İsrail Devleti’nin kalbini devretmeyeceğim.”

Seçimler artık geride kaldı ve görünen o ki ilhak planı yeni hükümetin koalisyon anlaşmalarında da yerini alabilir. İGK vakit kaybetmeden inisiyatif aldı ve Netanyahu’ya bir uyarı mektubu gönderdi. Mektupta şu satırlar yer aldı: “Bir anlaşmaya varılana kadar güvenlik durumunu kontrol etmeye devam ederken Filistinlilerle ayrılma yönünde atacağınız adımlarda size destek sözü vermiştik. Şimdi de ideolojik şevkleri yüzünden doğacak sonuçların vahametini göremeyen ilhak savunucularına karşı sizinle omuz omuza durmaya söz veriyoruz. (…) Yasanın herhangi bir anlaşma olmaksızın Yahudiye ve Samarya’nın (Batı Şeria) tamamına ya da bir kısmına uygulanması, İsrail’in ekonomisine, bölgesel ve uluslararası konumuna ve en çok da devletin güvenliğine ciddi zararlar veren zincirleme bir reaksiyonu tetikleyecektir.”

Görünen o ki Netanyahu’yu hiçbir şey güvenlikle ilgili isimlerin, özellikle de görevden ayrılmış olanların akıl vermesi kadar sinir etmiyor. Netanyahu mektuba yanıt vermedi ama İGK’ya Twitter üzerinden laf çarptı: “Aynı ‘uzmanlar’ İran’la nükleer anlaşmayı desteklemiş ve ‘Netanyahu yanlış yöne gidiyor, ABD’yle ittifakımızı mahvediyor’ diye uyarılar yapmıştı. (Batı Şeria’daki) topraklar sadece İsrail’in güvenliğinin teminatı değildir, aynı zamanda atalarımızın mirasıdır.”

Bu mesajın da gösterdiği gibi Netanyahu sağcı seçmene vaatlerinden geri adım atma niyetinde değil ve ilhak konusunda iki ayrı argümana sarılıyor, yani Filistin bölgelerinin güvenlik açısından teminat ve kimsenin yadsıyamayacağı bir ata mirası olduğunu savunuyor. Tabii dile getirilmeyen üçüncü bir gerekçe var: Netanyahu yeni hükümetini garantiye almak için yerleşim yanlısı Birleşik Sağ’ın kıdemli ismi Bezalel Smotrich ve arkadaşlarına boyun eğmek zorunda.

Netanyahu’nun ardından eski komutanları eleştirme sırası bakanlara geldi. Kültür Bakanı Miri Regev “Eski güvenlik yetkilileri, bu kod adınız tam olarak ne anlama geliyor?” diye tweet atarken, Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan daha da ileriye giderek “eski üst düzey yetkililer” ibaresinin solcuların kod adı olduğunu iddia etti. Erdan şu yorumda bulundu: “Siyasi gündeminiz uğruna rütbelerinizi kullanmaktan artık vazgeçin. Açıkça şunu söyleyin: ‘Biz solcular Yahudiye ve Samarya’da varlık gösterilmesine karşıyız.’ Çünkü gerçek budur. Bu maskeli balodan gına geldi.”

İşte sağ cenah bu yöntemi kullanıyor, yani eski üst düzey güvenlik görevlilerini çatlak solcular ve devlet düşmanları gibi gösteriyor. Böylece bu isimler ve iki devletli çözüm itibarsızlaştırılıyor ve İsrail’in iki milletli bir devlete dönüşmesine zemin hazırlanıyor.

IDF Mülki İdare birimine başkanlık etmiş, muharip görevlerde bulunmuş bir isim olan Emekli Tuğgeneral İlan Paz, Netanyahu ve bakanların karalama ve alaycılığı bu boyutlara taşıması karşısında dehşete kapılmış gibiydi. Paz Facebook’tan şu mesajı paylaştı: “Bu nasıl bir kin, nasıl bir aşağılamadır. En tepe kademelere, general ve üstü rütbelere gelmiş 300 eski IDF subayı zamanlarını gönüllü bir çalışmaya ayırıyorlar. Tecrübeleriyle yardım öneriyorlar. Bu insanlar düne kadar devletin güvenliğini omuzluyordu, bugün düşman oldular. Bu tavır ayak takımından değil bizzat Netanyahu’dan geliyor! Oğlundan geliyor. Erdan’dan geliyor. En tepeden en alttaki Likud üyesine kadar… (…) Burada bir iç savaş söz konusu: Hükümet ve ayaktakımı halka karşı.”

Bu sözlerin üstüne söz söylemek fuzuli olur.

Recommended Articles

İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Coronavirus | Nis 13, 2020
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Coronavirus | Nis 1, 2020
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020
ABD’nin Irak’tan çekilmesi İsrail için ‘kâbus senaryosu’
Ben Caspit | Iran-US tensions | Oca 8, 2020
İsrail Süleymani’nin öldürülmesine nasıl bakıyor?
Ben Caspit | Iran-US tensions | Oca 3, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  İsrail'in Nabzı

al-monitor
İsrail ve Türkiye arasında buzlar eriyor mu?
Rina Bassist | Coronavirus | Nis 13, 2020
al-monitor
Netanyahu’nun koronavirüse karşı gizli silahı: Mossad
Ben Caspit | Coronavirus | Nis 1, 2020
al-monitor
Rusya, İsrail ile Hamas arasındaki oyunun kurallarını değiştirebilir
Shlomi Eldar | Rus etkisi | Mar 4, 2020
al-monitor
İsrail ve Türkiye Akdeniz’de kafa kafaya gelir mi?
Joshua Krasna | Savunma ve güvenlik iş birliği | Oca 23, 2020